Abidin Uyar Yazdı; “Sol, sağ ve dindarlığın seçmen tercihine etkisi …”
Ben pek anlayamıyorum .
Bunda cehaletimin payı büyük.
Allahtan halkın tamamı benim gibi cahil değil .
Bilgi temellendirilmiş doğru inançtır .
Bilmek isteyen özne ile bilinmek isteyen nesne arasındaki ilişki sonrası ortaya çıkan üründür.
Fakat bilmek isteyen kişinin önce o konuda bilmediğini bilmesi lazım ki bilgi denilen ürüne yönelsin .
Tabi daha sonra merak şüphe ve zan gelecek .
Yani merak edeceksin .
Sağcı isen sağcılığı, solcu isen solculuğu merak edeceksin…
Hasta AKP’li olan bir arkadaşım ben sola hayatta oy vermem dedi .
Demek ki bir şeyler biliyordu …
Bu işlerden fazla anlamam dedim. Bana anlayacağım şekilde sol ne demek sağ ne demek açıklar mısın ?
(Fazla tevazu cahilden nasihat dinlemektir, işte benim de en büyük zaafım)
Sol demek Allahsız komünist demek diyerek bir anda siyaset sosyolojisini özetleyiverdi .
Onun dediğine göre CHP de solcuydu. Oy vermemek için bundan daha ulvi ve asil bir neden olabilir miydi?
AKP ye ise oy vermesinin meşru nedenleri vardı .O hem sağcı hem de dindardı !
SOL NEDİR SAĞ NEDİR ?
CHP SOLCUMUDUR ?
AKP ‘YE OY VERENLER ALLAH İNANCINI HER ŞEYİN ÜSTÜNDEMİ TUTARLAR?
AKP SAĞCI BİR PARTİMİDİR ?
Batılı anlamda CHP solcu bir parti değildir. AKP ise ne sağcı ne dindar bir partidir .
Tabi itirazlar gelecek. Ben dindar kavramını geleneksel anlamda kullanmadım .
Sakal, sarık, namaz, imam hatipli ve ilahiyatçı olmaktan çok öte felsefi anlamda kullandım .
Yani dindarlık onun ticaretine, ahlakına bir şeyler katacak, makam ve mevki uğruna imanından harcama yapmayacak. Paraya tapmayacak. Sahtekâr adamlarla arkadaşlık yapmayacak özetle dindarlığı onu görev ahlakı ile buluşturacak.
Sağ ve sol kavramları batıya aittir.
Kaç solcu kapitali okudu?
Okuduysa anladı mı ?
Marksın kapitalin 2.ve 3.cildini neden yayımlamadığını biliyor mu?
(Onları Engels yayımladı)
Marksist iktisada kafa yormuş insanlar bunun sebebini bilir .
İdeolojik Marksist iktisatçılar bunu parasızlıktan olduğun iddia ederler .
Bence imkansız ama belki de olabilir .
Bizdeki solcular Merhum Sencer hocanın(DİVİTÇİOĞLU ) ismini bile duymamıştır
Örneğin marksist iktisatçı merhum idris küçükömere göre Türkiye’de sol aslında sağdır: Bu ifade, ünlü iktisatçı ve düşünür İdris Küçükömer’in 1969 yılında yayımladığı Düzenin Yabancılaşması adlı kitabında ortaya attığı meşhur bir siyasi tahlildir.

Küçükömer bu teziyle, Türkiye’deki sağ-sol kavramlarının Batı’dakinden farklı çalıştığını savunmuştur:
Fransız parlamentosunda oturma geleneği…
Alt sınıftan gelenler solda oturuyorlarmış, üst sınıf kabul edilen Aristokratlar sağ tarafta oturuyorlarmış.
Tabi biz batıdan aldığımız tüm kavramlar bu kavramları da kendimize benzetmişiz.
Bu kavramların Prof Besim Dellaloğluna göre bizde hiçbir karşılığı yok .
Ben buna katılıyorum .
Sosyoloji ve iktisat tarihi ile ilgileneler dediklerimi çok iyi anlayacaktır .
Besim hoca şunu diyor bizde batıdaki gibi sol sağ kavramlarını oluşturacak sınıflar yok .
Şimdi buna hemen itiraz gelecek .Sınıf olmaz mı diye .Bizdeki sınıflar tamamen kültürel tabakalaşma. Kültürel tabakalaşmada bir bakıyorsunuz muhafazakar bir iş adamı ile yanında çalıştırdığı işçi sağcı ve aynı partiye oy veriyor .
Oysa batıdaki sınıflar iktisadi tabakalaşma.
Ve onun için iki ayrı sınıfın sınıf çıkarları aynı değil dir.
Gerçekten şöyle düşünün ister kapitalist Müslüman olsun ister seküler kapitalist sınıfa ait birey olsun yoksul olan diğer sınıflarla sınıf çıkarları nasıl aynı olurda aynı siyasi partiye oy verebilir?
Sağcı için en dürüst sağ siyaset, solcu için ise en dürüst sol siyasettir .
Oysa bu kavramların dürüstlükle Müslümanlıkla ahlaklı olmanın teminatı ile alakası yoktur …
Zaten sanayi devrimini ıskalamış bir ulusa kapitalizmin gelmesi mümkün değil. Çünkü batıdaki anlamda işçi sınıfı veya köylü sınıfı veya burjuva sınıfı buralarda asla oluşmadı .
Olsa olsa devlet eli ile fert şahıs zümre zengin etme olayı olur ki buna crony kapitalizmi denir Ahbap çavuş kapitalizmidir.
Çünkü gerçek köylü sınıfının tapulu arazisi olmaz.Oysa batıdaki proletarya (işçi sınıfı)bu köylü sınıfından doğmuştur.Ortaçağ feodalitesinin yıkılması ile bu köylü sınıfı çözülmüş şehirlere hücum etmiştir.
İşte bunlar daha sonra işçi sınıfı olmuştur .
YASAL SOYGUN DEVLET ELİ İLE OLUR…
Sofistike hırsızlık (yasal soygun)tek başına olacak bir şey değildir
Bakın vahşi olan ne soldur ne sağdır .Ne kapitalizmdir .
Vahşi olan devlettir. Tabi devlet soyut kavramdır . Doğru olan devleti yöneten iktidarlardır .
Hani bir anda bir haber duyarız bir mafya grubu yok edildi veya falancanın hesaplarında şu kadar milyar dolar para çıktı veya uyuşturucu kaçakçılarına darbe vuruldu veya gümrükten geçerken şu kadar silah yakalandı . Belli kritik noktalarda birkaç kamu görevlisi değişmiştir aaaa bir bakarsınız bir suç örgütleri patır patır ortaya çıkar .
Çünkü bunların hiç biri tek kişinin yapacağı şeyler değildir.
MEŞHUR HİKAYE …
Amerika’nın New York şehrinde bir soygun sırasında hırsız banka içindeki çalışanlara bağırdı: Kıpırdamayın! para devletin, hayatınız da sizindir. Yani herkes sessizce uzansın..
Hırsızlar çalmayı bitirince üniversite mezunu olan en genç hırsız, ilkokul mezunu en yaşlı olan hırsıza dedi ki: Patron kaç para aldık sayalım. Liderleri olan yaşlı hırsız bozuldu ve ona dedi ki: Aptal mısın? Bu çok para ve saymamız uzun sürer, bu gece ne kadar para çaldığımızı haberlerden öğreneceğiz!
Hırsızlar bankadan çıktıktan sonra banka müdürü, şube müdürüne: Polisi çabuk ara! Şube müdürü ona dedi ki: Bekle 10 milyon dolar alıp kendimize saklayalım daha önce zimmetimize geçirdiğimiz 70 milyon doları da ekleyelim.
Banka müdürü dedi ki: yani her ay soygun olsa çok iyi olur…
Ertesi gün haber ajansları bankadan 100 milyon dolar çalındığını bildirdi! Hırsızlar parayı tekrar tekrar saydılar.
Her seferinde miktar 20 milyon dolardı.
Hırsızlar çok sinirlendi. 20 milyon dolar için hayatlarını riske attılar. Banka müdürü suya sabuna dokunmadan 80 milyon dolar aldı.
Maskeli hırsız ile kravatlı hırsız arasındaki farklı bilgiydi.
Banka müdürü milyoner olduğu için gülümsüyordu. Borsadaki tüm kayıplarını bu soygunla telafi etmişti.”
YASAL SOYGUN AVAMIN İŞİ DEĞİLDİR…
“Soygunculuk bir yaşam biçimi haline gelirse, insanlar soygunculuğu onaylayan ve yücelten yeni bir adalet sistemi yaratır.” Claude Frederic Bastiat
Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum