Abidin Uyar Yazdı; “Kant ve ahlak felsefesi bir gün bize lazım olabilir!(mi)?”

18.07.2026
12
A+
A-
İnternet; bilişim kapitalizminin hem  faydalı hem çok zararlı bir buluşu .
Bilgi ve veri ağları sermayeye dönüşünce ortaya zorunlu olarak ticari meta çıkmakta
Tabi her icat edilen aracın kişiden kişiye göre değişen fayda ve zarar durumu söz konusudur .
Yani faydanın yanında zararlı tarafı da söz konusu .
Hem de fazlası ile.
Kişiden kişiye değişir derken kullanıcının niyeti çok önemlidir .
Beni ilgilendiren (tabi benim gibi muhtemel çok insan vardır)bilgi denilen “ürüne” ulaşmak .
Oradan faydalı hizmet alabilmek .
İNTERNET ORTAMINDA  ÇOK EMEK HARCANARAK ORTAYA ÇIKMIŞ BİLGİ SÖZKONUSU .
Sadece kişide  merak gerekli .
Mesela Prof. Ahmet Keleşin açık akademik dersleri bunlardan sadece biri…(Daha onlrca takip ettiğim dersler var )
Oradan çıkarttığım belli notlardan bu yazıyı hazırlıyorum .
Konu KANT ve Onun Ahlak felsefesi…  
Alanı hadis ama felsefeyi yutmuş …
Geçmişini kendi ifadesine göre terk etmiş .
Beni de bu günkü hali ilgilendiriyor.
İlahiyat konusunda bu açık akademide harika dersler verdi .
İnanın bu dersleri hiçbir ilahiyatçı arkadaşıma göndermedim.
Sadece bir veya iki dinde samimi bulduğum ama asla okumayacak merak dahi etmeyecek birkaç kişiye gönderdim. Onlarda zaten 2 saate yakın bu dersleri takip edecek ilgi ve alakaları yok ama nezaketen bana bakarım falan dediler.
Hep söylüyorum bu toplum Kant’ı ilk okulda tanımalı…
Fakat o öğretmeni nerde bulacağız ?
Yaptığım iş değil.  Deli saçması biliyorum.
Çünkü toplumda ahlak felsefesinin hiçbir karşılığı yok .
Tabi ki ahlak insana has bir özellik ama benim yazıma konu olan ahlak değil “ahlakın felsefesi” …
İnsanımız özellikle siyaseti seviyor.
Makam, en ufak bir derneğe başkan olmak bile onlara inanılmaz lezzet veriyor.
Bir kurdele kesilirken 20 kişinin tuttuğu o kurdelenin bir ucundan tutup fotoğraf çektirmeye bayılıyorlar .
Öyle bir fotoğraf karesi içine girmek için uğraşan adam Kantın ahlak felsefesini nasıl anlasın ?
BİLGİNİN GENİŞLEMESİ LAZIM…
Bilgi genişlemesi nedir ?
Mesela Kanta göre üçgen kavramı bir düzlem üzerinde yer alan üç kenarlı kapalı bir şekildir .
Bu bilgi A priori bilgidir.
Yani zorunlu ve evrensel bilgidir . Ve istisnasız doğrudur.
Fakat bu bilginin içinde iç açıların toplamı 180’C dir bilgisi yoktur.
Yani üçgenin tanımında bu bilgi yoktur.
Biz bu bilgiyi sonradan ekleyerek bilgiyi genişletiyoruz . Bu sentetik  bilgi oluyor .
Bir arkadaşım falancanın tefsir derslerine gidiyorum dedi.
O çevreyi iyi tanırım .
Bildiklerimi anlatmadım .
Anlatsam da anlayamazdı kültürel muhafazakardı.
Tefsir dersi veren  arkadaşın din felsefesi konusunda ne ilgisi ne bilgisi vardı .
Tabi ahlak felsefesi de hakeza.
Din felsefini bilmeyen adam mükemmel Arapça bilse  dahi din adına çok klasik şeyler söyler.
Çünkü onda bilginin genişlemesi olmaz.
KANT VE AHLAK…
Neden bizde bir Kant çıkmıyor ?
Çıksaydı ve toplum onu tanısaydı ve tatbik etseydi zannediyorum bir çok önemli sorunumuz ortadan kalkardı .
Bakın ahlakın öyle bir tanımını yapmalıyız ki tıpkı doğa yasaları gibi içinde hem çelişki barındırmayacak hem tutarlı olacak .
Ve ahlak uyandığınız andan itibaren insan davranışlarının her anında ve alanında söz konusu .
 1-Ahlak irade ve eylemde bulunan bir olgudur .Ve  insana  ait bir eylemdir .
Bunun da evrensel ve rasyonel olması gerekir .
Buda akıl ile doğrudan ilişkilidir .
Mesela dinler neden evrensel olamıyor çünkü çok farklı inançlara açıktır .   
2-Ahlak yasasının koyucusu akıldır. İradedir. Bu akıl  öyle bir ahlak yasası koymalı ki tıpkı doğanın evrensel yasası gibi olsun. Doğanın yasasını koyan insan değildir.
3-Kendinde bir amaç olarak insan ahlaklı olmalıdır .
ÖR; Neden insan adil olmalıdır?
Bu formülün içindeki amaç kendindedir. Yaşlı insana saygı göstermeliyim . Çalmamalıyım.Adil yargılamalıyım .
Çünkü evrensel olan ahlak yasası  bunu  amaç  edinir …
İnsan olmanın amaç haline gelmiş sonucudur.
Yoksa bedensel arzuları(intikam)tatmini amaç değildir.
Amacın  kendisi insan olmak ise ahlak yasası zorunludur .
 Keyfi ve istediğim zaman değil .Kalıcı olarak olandır.
KANTIN AHLAKİ BULMADIĞI ÜÇ İLKE …
1-AMAÇLAR BUYRUĞU : Eğer kendine ahlaksız bir  amaç edindiysen sen bu amacı yerine getirmek için her yolu meşru görürsün. Benim amacım lider olmak. Benim amacım zengin olmak .Benim amacım  sosyal statü olarak en tepeye gelmek .Benim amacım toplumda söz sahibi olmak .Bu amacın gerçekleşmesi için senin bir takım araçlara ihtiyacın vardır . Bu araçlar, amacın bizzat yerini almalı ki amacın gerçekleşsin .Burada ahlaki ilkenin yeri yoktur .
2-KOŞULLU BUYRUK :Kendine örneğin bir makam edinmeyi amaç edinmiş isen o amacını yerine getirmek için mevcut araçları tamamen kullan.Bu da gayri ahlaki bir durumdur.
3-PRAGMATİK BUYRUK :Kendi mutluluğun için bir amaç oluştur. Bu mutluluğunun tatmini için belli araçları zorunlu kılma kendine.
Örneğin araç araba olsun ; arabam olmazsa mutsuz olurum. Yazlık evim olmazsa mutsuz olurum. .Şu makama yükselemezsem mutsuz olurum vs vs .
Oysa bunların tamamı beşeri arzulardır ve tamamı araçtır.Mutluluğun amacı olamaz.
        KANTIN  GAYRİ AHLAKİ BULDUĞU MAKSİMLERDEN BİR KAÇI…
  ( Kant’ın ahlak felsefesinde maksim, nesnel (herkes için geçerli) ahlak yasasının karşısında duran öznel bir ilkedir)
1-Daha uzun sürecek bir ömür bana hastalık ve dertler getireceği için hayatımı kısaltmayı ilke olarak benimsiyorum .(Gerçekten bizde anlamlı özdeyiş bununla alakalıdır. “Allah’ım bana sağlıklı bir ömür ver”. 
2-Paraya ihtiyacım var birisinden borç isteyeceğim ama aldığım borcu ödeyemeyeceğimi bildiğim halde ona ödeyeceğime dair söz vereceğim.(bu durum sadece borç parada değil tabi insanın yapamayacağı şeylerle alakalı karşındakine söz vermesi ahlaksızlıktır. Bu konuda bilhassa politikacıların öyle örnekleri vardır ki bunları hepimiz bilmekteyiz)
3-Her türlü aracı kullanarak servetimi arttıracağım (Yine basına düşen haberler, şikeli ihaleler, imar oyunları, bahis oyunları ,rüşvetler vs.)
4-Yeteneklerimi geliştirip  insanlığı faydalı olmak yerine hayatıma hedonizm* denen zevkçiliğe adayacağım. Bütün aldığım zevkler benim amacım olacak .      
*Hedonizm (hazcılık), hazzın ve zevkin hayattaki en yüksek iyi olduğunu, acıdan kaçınmanın ise temel ahlaki ilke sayılması gerektiğini savunan felsefi görüştür. En basit tanımıyla, insan eylemlerinin nihai amacının hazza ulaşmak olduğunu belirtir.
5-Hiç kimseye kötülük yapamayacağım kimseye zararımda dokunmayacak ama kimseye ihtiyacı halinde yardımda etmeyeceğim  (Ne suya ne sabuna dokunan tipoloji. Çok tanıdığım insan var ve halk arasında “yaralı parmağa iş….” denilen tipler .)
  
TELEOLOJİK VE DEONTOL0JİK AHLAK ;
Teleolojik ahlak sonuç odaklıdır.
Bundan  benim  kârım veya zararım ne olacak der insan.
Mükâfat veya ceza olduğu için ortaya çıkan  ahlak . Kırmızı ışıkta durmazsam polis bana ceza yazar.
Veya şu siyasetçinin işini her kesten önce yapmalıyım. Ancak bu şekilde bulunduğum işte yükselirim .
Bu teleolojik ahlaktır. Ve hiç makbul değildir .
Oysa ahlak tıpkı doğa yasası gibi insanın doğanın bir parçası olarak organlarının çalışması gibi örneğin ;Rüzgarın esmesi yasa gereğidir. Şunu serinletmek  veya çatıları uçurmak ,ağaçları devirmek iradesi ile oluşmuş eylem değildir .İnsan  vücudundaki organların da çalışması böyledir.  Organlar tabi olarak doğal hali ile çalışır . Bizlerin iradesi yoktur bu çalışmada . Onlar görevlerini yaparlar.
 Sonuç fayda veya zarar onları ilgilendirmez
.Onların çalışma tarzı da doğal yasaya tabi olmasıdır .
Hiçbir organ bir çıkar için çalışmaz . Bizim elimizde de değildir.
İşte Erdem(görev) ahlakı böyledir bu deontolojik ahlak tır .
Eylemlerin sonuçlarına veya getirdiği faydaya bakılmaksızın, kişinin ahlaki görevlerine ve evrensel kurallara uygunluğunu esas alan bir normatif etik teorisidir.
 Bu toplum gerçekten Kantın görev ahlakına sahip olsaydı bugün imar rantını, hukukun geldiği noktayı, ahbabı ,Kızılay’ı, imar rantını ,nepotizmi konuşmayacaktık.
İbadeti bile erdem ahlakı ile, huri veya cennet kazanmak veya cehennemden korktuğumuz için değil, Tanrının verdiklerine erdem ahlakı ile teşekkür için yapardık.
Yapamadığımız için ahlaksız dindarlık (dini ritüelleri, namaz, oruç vb.yerine getiren ancak dürüstlük, adalet ve empati gibi temel insani değerleri hayatına yansıtmayan)insan tipini ortaya çıkardı .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.