Abidin Uyar Yazdı; “Biliyorum, biliyorsun, biliyor…”

06.06.2026
14
A+
A-
Neyi konuşalım?
“Dinimi?
Siyasetimi?
Yoksa hukuku mu ?
Yoksa bu toplumu mu?
 Mutlak butlan kararını mı  ?
CHP’nin genel kurulunun iptalini mi ?
***      ***    ****
“Herkesin her şeyi bildiği bir ülkede, herkes herkesin bu şeyleri bildiğinde biliyor” …Prof. İskender Öksüz
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Resmi Gazete’de yayımlanan yeni kararla, 22 Mayıs gecesi faaliyet iznini iptal ettiği İstanbul Bilgi Üniversitesi’ni 3 gün sonra yeniden açmaya karar verdi.
Muhteşem bir güç.
Hatta muhteşemin ötesi.
Demokrasilerde tek bir kişide böyle bir gücün toplandığını bu güne kadar hiç duymadım.
Peki bunlardan bana ne ?
Lakin bende bu toplumun bir üyesiyim.
Yani bir ayağım politik toplumun içinde .
Peki ama bu toplumu ilgilendirmiyorsa beni neden ilgilendirsin ?
Fakat kazın ayağı öyle değil .
Bana ne diyemeyeceğim çok önemli başka bir konu var .
İşte bu toplum ile %90 ayrıldığım yer burası.
Bana ne diyemiyorum .
Uzun yıllar amatörce ve hep söylediğim gibi malumat düzeyinde  felsefe ve mantık ile ilgileniyorum
Kavram nedir, terim, nedir, tanım nedir inanın iyi bilirim
Kendimi vatan sever diye tanımlarım .
Çünkü hukuksuzluk ,doğanın tahribi, imar rantı, kamu kaynakların gösterişli tüketime kurban edilmesi ,nepotizm, paramın değer kaybı, halkın %80 ni fakirleşirken %20 lik bölümün hukuksuzluk, doğanın tahribi , üstünlerin hukuku ,mahvedilmiş şehirler, ahim kararları sonrası ödenen tazminatlar, dinin tahrip edilmesi ve daha sayısız ülkem adına ortaya çıkan problemler ancak vatanseverin derdidir.
Örneğin ; Bilgisine çok güvendiğim hukukçu Figen çalı kuşu şöyle diyor .
Bizim bir yasamız var, adı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu yasanın bir de 141. maddesi var. Diyor ki bu yasa maddesi;
“Haksız tutuklama, gözaltı olduğunda beraat eden, takipsizlik kararı verilen her hukuk mağduru maddi ve manevi zararları için tazminat talep edebilir. Maliye Hazinesi aleyhine yani devlete dava açar. Devlet mahkemenin hesapladığı tazminatı öder.” Ve hazır olun; “devlet ödediği bu tazminatı bu haksız tutuklama, gözaltı kararı veren savcı, hâkime rücu eder.
Yazının ileriki bölümlerinde şöyle diyor:
 Ama biz biliyoruz ki anayasaya aykırı kararlar veren hakimler var.
AYM bu anayasal ihlali saptıyor tazminata hükmediyor.
Tazminatı devlet ödüyor ama kimin parası ile?
Tabii ki bizim verdiğimiz vergilerle…
Tazminat ertesi AYM kararının uygulanmasına sıra geliyor, bu kez de anayasayı kafasına göre farklı yorumlayıp AYM kararı ile bağlı değilim diye karar yazıp altına imza atan hakimleri görüyoruz. Bir kez daha Anayasayı yok sayma ve bir daha ihlal ve bir daha tazminat.
Devlet ne yapıyor? İkinci kez tazminat ödüyor.
Kimin parası ile? Gene bizim vergilerimizle…
Örneğin sadece 2023 yılında devletin ödediği tazminat tutarı 1 milyar 349 milyon TL.
Devlet bizim paramız ile ödediği bu tazminatı sorumlusu yargı mensuplarına rücu etmek için neyi bekliyor?
Yasa rücu et demiyor mu zaten” Avukat /Yazar Figen Çalıkuşu …
 
Şimdi ben nasıl bana ne diyeyim?
 
Bana ne demem için hiç bilgi sahibi olmamam gerekir.
Veya bilgi sahibi olup hani katı futbol takımı taraftarı gibi olmam lazım .
Hakem buz gibi kasıtlı, karşı takımın aleyhine penaltı verecek .Tüm futbol kamuoyu, futbol ve hakem ,federasyon bunun  penaltı olmadığını biliyor doğruyu söyleseler makamlarından olacaklar .Bu yüzden verilen penaltıyı savunup onaylayacaklar. O hakeme hiçbir şey yapmayacaklar .Göz göre göre o takım 3 puanı haksız yere alacak .Ve Şampiyon olacak .
 
Tarafta da şöyle diyecek . Bana  ne yahu, penaltı veya değildi şampiyon olduk ya .
Durum aynen böyle .
Ya mutlak butlan kararında?
Taha Akyol ülkenin en gözde anayasa hukukçusu Kemal Gözlerden alıntı yapıyor .
YSK TARTIŞILIYOR…
Saygın anayasa hukukçusu Prof. Kemal Gözler, YSK’nın 2017’den itibaren tartışılır hale geldiğini, bunun sebebinin yeni atamalarla yargıdaki kadro değişiklikleri olduğunu yazmaktadır.
YSK’nın 11 üyesinden 8’nin değişmesini “büyük kopuş” olarak niteleyen Prof. Gözler makalesinde şu uyarıyı yapar:
“Unutmayalım ki, YSK’nın siyasî iktidar karşısında bağımsız olmadığı bir ülkede seçimlerin dürüstlüğünden her zaman şüphe edilecektir. Seçimlerin dürüstlüğünden şüphe edildiği bir ülkede ise demokrasinin varlığı da şüpheli hâle gelecektir.”
Gözler, haklı olarak, YSK’ya üye seçiminde siyasetin belirleyici olamayacağı bir anayasa değişikliğini savunur.
Mutlak butlan olayından önce de YSK’nın 6 üyesi değişti.
Benim hep söylediğim bir şey var .Ülkeyi kimin yöneteceği umurumda değil .Ama ülkeyi hangi sistemle yöneteceği  umurumda .
Ülkeyi nasıl ve hangi sistemle yöneteceksin ?
SONUÇ YERİNE :
CHP sekiz saatte 600 delegenin imza vermiş.Bu  yeterli sayıda imzasının toplandığını gösteriyor deniliyor Fakat olağanüstü kurultaya gidilmesi için resmi Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na dilekçe gönderecekler.
Peki Kılıçdaroğlu. Uygular mı?
Kesin olarak hayır.(Ha hep bir şey kafama takılır Kılıçdar oğlu mahkeme kararı il genel başkan oldu ama ya mazbatası verildi mi ?
NOT:” Kemal Kılıçdaroğlu’nun elindeki mazbata ise 2020 yılındaki 37. Kurultay’dan kalma eski mazbatadır. Partinin 38. Kurultay sonucuna ve güncel hukuki duruma göre kendisinin şu an aktif bir genel başkanlık yetkisi veya geçerli güncel bir mazbatası yoktur”
Konu bu ülkedeki mevzuat veya kanun ise karar alıcı için bunlar dert değildir.
Kılıçdaroğlu ret edince yargıya gidilecek ?
Peki yargı ne karar verecek?
Yok yok bu ülkede herkes her şeyi biliyor, üstelik herkes herkesin her şeyi bildiğini de biliyor .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.