Abidin Uyar Yazdı; “Bizde neden Burjuva sınıfı yok?”

11.07.2026
16
A+
A-
Hilmi Yavuzu bir sözünü hatırlıyorum …
Keşke Müslümanların bir Burjuva sınıfı olsaydı gibi bir sözü vardı .*(1)
*(1)Hilmi Yavuzun kast ettiği zannedersem batılı anlamda iktisadi sınıflardan doğan, yeni kent soylu orta sınıf anlamında. Yoksa İslamın en erken dönemleri ile ilgili çok ciddi çalışma yapan BENEDİKT KOEHLER başta ticaret, çek, pazar ,sikke basımı gibi iktisadi enstrümanların Müslümanlar tarafından kullanıldığını belgelemektedir .
Ve en erken ticari kapitalizmin doğuşundan bahsetmektedir .
Ancak tabi kapitalizm kavramının “imge “düzeyinde Müslüman hafızada bıraktığı olumsuzluğu çok iyi bilen biri olarak bu eseri sadece isim olarak verdim çıkarttığım  notları ve sahife numaraları zikretmedim yazı çok uzayacak)
Burjuva sınıfı Marksistlere göre kapitalist sistemde üretim araçlarına sahip olanlardır.
Ve bu sınıf işçi sınıfının artı değerine el koyarak zenginleşirler.
Yani sömürerek .
Tabi kulağa çok hoş gelen bir çırpıda bozuk düzeni açıklayan galat-ı meşhur bir cümledir .
Neyse bunu açıklamak duvara konuşmak gibi bir şey …
Çünkü maalesef ne iktisat tarihçiliği ne iktisadi doktrinler hakkında merakımız var .
Bu yüzden bu yazımda başlığına bakılacak veya okudum ama hiçbir şey anlamadım denilecek türden .
Başta kavramın kendisi yani Burjuva ne demek? …
Bunu açıklamak için feodaliteyi ,arkadan köylü sınıfını (batıdaki anlamda köylü sınıfı bizdeki anlamda değil tabi )açıklamak gerek .
Gerçek İşçi sınıfı(iktisadi ölçekli) bu köylü sınıfından doğmuştur .
Orta Çağ Avrupa’sında surlarla çevrili kentlerde (burg) yaşayan, ticaret ve zanaatla uğraşan özgür kimseler için kullanılan bu kelime, zamanla ekonomik refahın artmasıyla birlikte güçlü bir toplumsal sınıfa dönüşmüştür. Bu sınıf ne kilisenin emrinde ne feodalitenin emrinde .
Öyle bedavadan zengin olmuş bir sınıf değil .
Hani bir zamanlar Amerika’ya kapağı atmak için uğraş verenler vardı .
İşte bu kentlere kapağı atanlarda kilisenin denetiminden ve başka güçlerden kurtuluyorlar .
Benim derdim başka …
Beni ilgilendiren ülkemde neden her şey bu kadar kötü gidiyor?
Neden bunca üniversite açılıyor da dünya sıralamasında göğsümüzü kabartacak bir isim ortaya çıkmıyor. 
Neden insan hakları konusunda berbat durumdayız .İnanılmaz tazminatlar ödüyoruz mağdura.
Güven anketlerin halkın  hiç güven duymadığı kurumlara bakın .
Bürokrasi sınıfı yerlerde sürünüyor .İnanılmaz kurallar çıkartıyor keyfi olarak.
Sonra bir başkası bir bakıyorsunuz vatandaştan istemiyor birinci görevlinin istediklerini .
Yargı dünyamızla alakalı öyle makaleler öyle yazılar okuyoruz ki vallahi neden bu hukuk fakülteleri var demeden edemiyorum .
ŞEHİRCİLİK VE PLANLAMACILIK OLARAK GEMLİK …
 
Şuan sahilde öyle bir çevre çalışması var ki Gemlik’te…
Tam kamu kaynağı israfı.O koca iş makinaları (her gün geçtiğim yerler)ne iş güvenliği ne bilinçli tasarım.
O kayalar!!!
Aman Allah’ım sanki bir taş ocağını zengin etmek için sırf kaya sahili yapmayı kafasına koymuş bir seçilmiş var.
Yahu planlamacılık şehircilik denen uzmanlık ne işe yarıyor .
Neden bu mühendislik fakülteleri mimarlık fakülteleri var.
(Sen yapılınca gör senin gibi cahiller bu işlerden anlamaz by UYAR )
Neden insanlar kayıkları bağlayacak yer bulamıyor denize girmek için  2 kilometre yürümek zorundalar .Neden o bölge trafiğe açık .
Yıllar evvel ağlayan kaya denilen yerin hemen önünde biz site mensupları olarak iskele yapmıştık .Tabi iskele  dediğime bakmayın sadece deniz kum toplasın ve ortada denize girilsin diye kayalarla doldurmuştuk bir senede yaklaşık 1 dönümlük yer plaj olmuştu .Sonradan bırakın bu bizim yaptığımız ilkel plajı ağlayan kayayı bile yok ettiler .
Son on beş yılda o sahile akıtılan paralar kamu zararı .
Mehmet Turgut dönemindeki barbeküleri, denize yapılan fıskıye’leri yer altına döşenip sonra sökülen o kabloları hatırlarım .
Yer altından çıkan o kablolar hatta şu ankileri bir görseniz hepsi çöp hükmünde.
Bunlar zamanında plansız programsız yapıldıysa bu kamu zararının hesabını soracak kim var?
 Şimdi kavramların yabancısı olan okur bunların BURJUVA sınıfı ne alakası var diyecek .
Çok var.
Burjuva sınıfından bir politika yapıcısı olsaydı bunlara izin verir miydi?
Adam en azından antik Yunandan itibaren Filozofları siyaset felsefecilerini tanıyacak eserlerini yalayıp yutmuş olacaktı .
Batı sahil kentleri nasıl düzenleme yapıyor diye merak edip oradan kopya çekecektir.
Tarih ibret almak içindir .
İyi güzel hatırlı meslekler size para kazandırır.
Buna itirazım yok ama ahlak felsefesi vermez .
Yani size para kazandıracak veya size sosyal statü sağlayacak mesleğin tüm özelliği diplomadadır…
Bakın batıdaki politika yapıcısına bakın bizdekine.
Burada anlatmak istediğim batıda her şey mükemmel  tıkır tıkır işliyor  demek değil .
Batı hayranı falan değilim.
Ama  burada neden bu kadar kötü işler yapılıyor diyorum …
Burjuva sınıfı bunları yapmaz.
Bir burjuva sınıfından çıkan politikacı her kanun teklifine parmak kaldırmaz .
Burjuva sınıfı kent soylu orta sınıftır .
Külünden doğar .
Zenginliği ahbap çavuş kapitalizmine dayanmaz .
Bilmem kaç kez ihale yasasını değişsin de ihaleyi biz alalım köşeyi dönelim demez .
 Biz bu yüzden modernleşemedik zorla modernleştirildik…
Modernleşme batıda alttan geldi. Bizde ise tepeden geliyor …Devlet eli ile…
Bu sebepten görgüsüz, şımarık, kibirli ve en kısa yoldan zengin olup siyaset yolu ile tanınmayı hedefleyen çakma burjuvalar(zenginler)oluştu.
Tüketim tercihlerini, güneş gözlüğünü bileğindeki saati, oturduğun evi altındaki arabayı, içtiğin sigaranın markasını değiştirerek ne modern ne burjuva olunuyor .
Kibir, küstahlık, şımarıklık yürüyüşü bile değişiyor bizdeki çakma Burjuvanın…
Zaten bir ölümle çocuklar miras kavgasına tutuşuyor .
Ortada ne sermaye kalıyor ne iş adamı?
Bu sebepten uzun ömürlü sermaye şirketleri bizde çok ender çıkıyor .
Rahmetli Güngör Uras şöyle diyor … 
“  Bizde büyük sermaye daha çok Anadolu’dan gelenlerin elinde birikti. Ve onlar (genelde) burjuvalaşamadılar. Çünkü kendilerine özgü yaşam tarzı üretemediler. Batı taklidi yaptılar. Ve de içlerine sindiremediklerinden, (çoğu) bunu bile beceremedi. Entelektüeller ve sanatçılar ise yaşamı sadece üretmek ve tüketmekten ibaret olanları küçümsemek için bu tanımı kullanır. Burjuvayı burjuva yapan parasal gücü yanında sahip olduğu değerlerdir. Bunlar eğitim, kültür, yaşam biçimi, insan ilişkileri ve dünya görüşüdür. Burjuvalar, toplumun önünde koşarlar. Yaşam biçimleri, eğitimleri, kültürleriyle topluma örnek olurlar. Ortak değerlerin, sanatın, kültürün gelişmesine destek verirler. Bilim adamlarını, sanatçıları hem manevi olarak hem de maddi olarak desteklerler. Osmanlı döneminin burjuvaları gayrimüslimler, azınlıklardır. Türkiye’ye yerleşmiş Avrupalılardır (Levantenler). Cumhuriyet döneminde Mülkiye, Harbiye, Tıbbiye ve Mühendis Mektebi kökenli olup da cumhuriyetin nimetleriyle palazlanan bir burjuvalılaşma göze çarpar. Sadece para yetmiyor Yılmaz Karakoyunlu, “Salkım Hanım’ın Taneleri” isimli romanında Anadolu esnafının burjuvalılaşmasının evrelerini anlatır.” Bizde burjuva sınıfı neden yok? – Güngör Uras
Tabi iktisat tarihine meraklı olanlar bunun kökenini çok iyi bilir.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.