Abidin Uyar Yazdı; “Kurban…”
Bugün Kurban Bayramının 4.günü…
Allah bir ibadeti kullarından isteyecek ama tartışmalar mezhepler arasında asırlardır sürecek.
Yani ortada ibadeti tam açıklayamamış(haşa) bir Tanrı var .
· Hanefi Mezhebi: Dinen zengin sayılan(!) kişilere kurban kesmek vaciptir diyor…
Şafii, Maliki ve Hanbeli Mezhepleri: Kurban kesmek sünnet-i müekkede (kuvvetli sünnet) olarak kabul edilir.
Farz diyen tefsirciler olduğu gibi hayır kurban sadece hac yapanların üstlendiği ibadettir diyenlerde var .
Buradaki tartışma orijinal neslin tartışması değil .Yani peygamber döneminde bu tartışmalar asla olmamıştır.
Çünkü Vahiy kendisi için apaçık diyor. Bir ibadet bu kadar yoruma açık olur mu ?Allah kulundan istediği ibadeti mezheplerin veya tefsircinin tasarrufuna bırakır mı?
Peki bu neden oluyor?
Bunun nedeni sözlü metin ile yazılı metin arasındaki aşağıda anlatmaya çalışacağım nedenden .
Çünkü ulema yazılı metin ile baş başa kalmış. Metin cansız ve ses çıkartamıyor okuyan yorumluyor .Ve ona istediği şeyi söyletiyor .
Fakat yetmiyor hata yapmış olabilirim demiyor .
Allah’ın muradı da bu diyor .
*** *** ***
Prof .Mustafa Öztürk’ü izliyorum …
İnanılmaz takipçisi oluştu.
Sanki İslama yeni girmişler gibi heyecanlılar .
Fakat aynı oranda ortadoks ilahiyat camiasında (mesela benim ilahiyatçı ve dindar arkadaşlarımda) bir o kadar öfke oluştu.
Deist diyenlerden tutunda, ateist diyenlere kadar çok düşmanı var.
Ben kendisini henüz Profesör olmadan 98 yıllarında İslamiyat dergisindeki yazılarından tanırım .
Merhum Yaşar Nuri ye benzetenler var ama hiç alakası yoktur.
Mustafa Öztürk’e kızan benim yakın tanıdıklarım ilahiyatçılar ve Diyanet kadrosundakiler iki sebepten çok kızar.
Birincisi Mustafa Öztürk Ortodoks’i Müslüman değildir.
Sorular sorar.
O göze batan isimdir. Çünkü tarihselcidir.*
Ve tüm doyurucu örneklerini mushaftan verir. (Kurandan demiyorum ikisi çok ayrı ve ontolojik açıdan farklı kavramdır. Kuran apaçık tır. Mushaf ise yoruma, açıklamaya ,tefsire ihtiyacı vardır çünkü yazılı metindir. Kuran ise sözlü metindir )
Aslında konu çok eskidir.
Ortodoks demek genel kabul görmüş çoğunluğun görüşü demektir .
Çoğunun din felsefesi konusunda zerre kadar merakları ve bilgileri yoktur .
Asım Yapıcı ile Mustafa Öztürk’ün bir konuşmasında onlara cevabını bildiğim bir soru sormuştum .
Kuran ile Mushaf Özdeş midir ?
Cevapları hayır özdeş değildir olmuştu.
Tabi avam bilmeyebilir.
Özdeşlik ne demektir ?
Sözlü metin ile yazılı metin arasındaki fark nedir ?
Mesela Ahmet Keleş Hocanın açık akademik dersleri vardır Mustafa Öztürk gibi aynı felsefi derinliği olan bir hoca. Derslerini notlar çıkartarak çalışırım .Bu uğraşın tek zararı çevrende sohbet edecek insan bulamamaktır.
Prof. Ahmet Keleşin açık akademi derslerinden iki video .
Mustafa Öztürk’e kızanların ikinci nedeni hocanın iktidara yaptığı eleştiridir .
AKP’yi bir çok konuda eleştiririr .
İşte bu iki neden bu kitle tarafından affedilmez dir .
Acaba hoca gerçekten haksız mı?
O da Hayrettin Karaman gibi yapamaz mıydı?
Bir çok imam hatip kökenli gibi veya ilahiyat hocaları gibi kendi de milletvekili veya bir yerlere rektör falan olamaz mıydı?
Veya bir belediyenin falanca birimine müdür .
Bence buz gibi olurdu.
Benim en önemli gözlemim şuydu !
İlk defa bir ilahiyatçı çiçekten böcekten bahsederek, ilahi hitabın ikazı olan bir çok konuyu görmezden gelerek, Cuma hutbelerine veya vaizlere benzer hiçbir faydası olmayan, halkı bilgilendirmeyen, adaletsizlik , haksız kazanç, maden faciası, doğanın tahribi ,nepotizm ve ülkenin itibarını yerle bir edecek hukuksuzluk, kamu malının talanı konularının da İslam’ın ilgilendiği ve Allah’ın namazdan oruçtan çok daha önce özelikle yönetici sınıfından soracağı hesap olduğunu hatırlatıyordu .
İşte dindar hasta partili onun için bu hocaya çok kızıyor .
Profesör Ahmet Keleşin dediği gibi klasik ezber cümle ;”Bu gün Allah için ne yaptın”? Oysa hoca şöyle diyor ;Bu gün komşun için, adalet için ,insanlık için , vatanın için ne yaptın?
Ülken için ,hukuk için adalet için ne yaptın ?
Neye karşı çıktın ?
Zulme mi, haksızlığa mı ,imar rantına mı ?
Doğanın tahribine mi?
Ceza evlerinden siyaseten telafisi mümkün olmayan yılları çalınan adamların ailece perişan olmuş üzüntülerine mi?
Üstelik Anayasa mahkemesi kararlarına AHİM kararlarına rağmen .
Yaşadığım yerde bu iki yüzlü oportünist dindarı bu zulümler hiç rahatsız etmiyor .
Şu konulara bakar mısınız?
Daha onlarca söyleşi .
İslam’da “Doğa”nın Özsel Bir Değeri Var mı? Müslüman Dünyada Doğaya Bakışın Zihniyet Analizi(doğanın nasıl tahrip edildiği)
Sol, Sağ’dan Hayırlıdır.(Siyasi sol sağ kavramının dindara nasıl tahrif edilerek anlatıldığı)
Naslar da Nesh Olur – Mustafa Öztürk(Diyanetin faiz konusunda ki oportünist tavrı)
SONUÇ YERİNE :
Adam 45 yıllık müftüyüm, fıkıhçıyım ,imamım veya hacıyım, hafızım diyor .
Beş yaşından beri namaz kılarım diyor …
Bana ne yahu senin bu unvanlarından
Ben tahsil ettiğin ilminin , namazının, niyazının ahlakına, insanlığına ne kadar yansımış ona bakarım .
Yani sana işlevsel ve operasyonel olarak yaşamına ne katmış?
Beni değil Allah’ı ikna edebildin mi?
Alman filozof Martin Heidegger, 1 Mayıs 1933’te Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’ne (Nazi Partisi) resmi olarak üye olmuştu.Tarih onu siyasi tercihinden dolayı bir türlü affetmedi .
Oysa o dünya çapında filazoftu .
Ama bir faşist partiye girmiş olması sonradan ayrıldığı halde o sabıkası üzerinde asılı kaldı .
Martin Heidegger gerçekten bir dehaydı filazoftu ama tarih onu bu siyasi tercihinden dolayı affetmedi.Çok eleştiri aldı .
NOTLAR;
*Tarihsellik ve evrensellik konuları şuan Müslümanların en cahil olduğu konulardan biri .
Zaten asla tartışmayı ve sohbet etmeyi denemeyin .
Nasılsa ne okuyacaklar ne bu konuda felsefi düşünceleri oluşacak .
Bu camiaya, arkadaşlarıma çok video ve akademik makale yolladım ama ne okudular ne geri döndüler ne de tartıştılar .
Bakın yıl 1998 .Türkiyenin en önemli hakemli dergisi İslamiyattan editör Mehmet Sait Hatipoğlunun makalesi.



Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum