ÖĞRETMENLERİN HAKLI MÜCADELESİ POLİS ŞİDDETİYLE ENGELLENEMEZ!

23.06.2026
36
A+
A-
ÖĞRETMENLERİN HAKLI MÜCADELESİ POLİS ŞİDDETİYLE ENGELLENEMEZ!

Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri, açlık grevine giden meslektaşlarına sahip çıktı. Yurt genelinde olduğu gibi Bursa’da da bir araya gelen Emek ve Demokrasi Güçleri Bileşeni Sendikalar, öğretmenlerin haklı mücadelesinin polis şiddetiyle engellenemeyeceğini vurguladılar.

Bursa Şehreküstü Meydanında gerçekleşen basın açıklamasını Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri adına Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı Derviş Erdem yaptı. Derviş Erdem; “Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenler; taban maaş, güvenceli çalışma, insanca yaşayabilecekleri bir ücret, özlük haklarının güvence altına alınması ve mülakat nedeniyle yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi talepleriyle on gündür Ankara’da eylemlerini sürdürmektedir. Yetkililerin öğretmenlerin haklı ve meşru talepleri karşısında sessiz kalması üzerine meslektaşlarımız sekiz gündür açlık grevindedir.

Öğretmenler, seslerini duyurabilmek ve taleplerini kamuoyuyla paylaşabilmek amacıyla iki gün önce Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Ankara Temsilciliği önünden Madenci Anıtı’na yürümek istemiştir. Ancak yürüyüş başlamadan öğretmenlerin karşısına bir kez daha polis barikatı çıkarılmıştır. Yapılan sert müdahalede biber gazı kullanılmış; meslektaşlarımız darbedilmiş, yerlerde sürüklenmiş, fenalaşanlar olmuş, çok sayıda öğretmen gözaltına alınmıştır.

Öğretmenlere yönelik müdahaleler tekil ve istisnai olmaktan çıkmış, sistematik bir nitelik kazanmıştır. Anayasal haklarını kullanarak basın açıklaması yapmak, yürümek ve taleplerini dile getirmek isteyen öğretmenler, günlerdir polis ablukası, fiziksel şiddet ve gözaltılarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Üstelik baskı yalnızca öğretmenlerle sınırlı kalmamakta; dayanışma amacıyla eylemlere katılan sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcileri de aynı müdahalelerin hedefi olmaktadır” dedi.

Öğretmenlerin günlerdin neden sokaklara çıktığının iyi anlaşılması gerektiğini savunan Derviş Erdem; ” Buradan açıkça soruyoruz: Öğretmenler neden günlerdir sokaktadır? Öğretmenler neden bedenlerini açlığa yatırmak zorunda kalmaktadır? Çocuklarımızı ve gençlerimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerin karşısına neden sürekli polis barikatları çıkarılmaktadır?

Öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunların çözülmesi gerekirken, iktidarın, öğretmenlerin taleplerine polis şiddetiyle yanıt vermesi kabul edilemez. Hak aramak suç değildir. Basın açıklaması yapmak, yürümek ve sendikal mücadele yürütmek demokratik ve anayasal bir haktır. Öğretmenlerin haklı taleplerine yönelik şiddet, baskı ve gözaltı uygulamalarına derhal son verilmelidir.

Yaşananlar yalnızca özel sektörde çalışan öğretmenlerin ya da mülakat nedeniyle mağdur edilen meslektaşlarımızın sorunu değildir. Öğretmenlik mesleği yıllardır düşük ücret, güvencesizlik, işsizlik, sözleşmeli ve ücretli istihdam, mülakat, performans baskısı ve ağır çalışma koşulları üzerinden sistematik biçimde itibarsızlaştırılmaktadır.

Özel okullarda çalışan öğretmenler asgari ücret düzeyindeki ücretlere ve patronların keyfî uygulamalarına mahkûm edilmektedir. Atama bekleyen öğretmenlerin geleceği, nesnel ve bilimsel ölçütlerden uzak mülakat uygulamalarıyla karartılmaktadır. Kamuda ve özel sektörde farklı statüler altında çalışan öğretmenlerin emeği parçalanmakta, değersizleştirilmekte ve öğretmenler birbirleriyle rekabet etmeye zorlanmaktadır.

Bu nedenle özel sektör öğretmenlerinin taban maaş ve güvenceli çalışma talebi ile mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi mücadelesi, bütün öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin ve demokratik kitle örgütlerinin ortak mücadelesidir. Bu mücadele, öğretmenlik mesleğinin onurunu, emeğin değerini ve öğrencilerimizin nitelikli eğitim hakkını savunma mücadelesidir.

Bizler öğretmenleri birbirinden ayıran statü farklılıklarını reddediyor; kamuda ve özel sektörde çalışan, atama bekleyen, sözleşmeli ya da ücretli bütün öğretmenlerin ortak mücadelesini ve dayanışmasını büyütmeyi temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.

Taleplerimiz açıktır: Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkı yasal güvenceye alınmalı, güvenceli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Mülakat mağduru öğretmenlerin hakları derhal teslim edilmelidir. Açlık grevindeki öğretmenlerin talepleri karşılanmalı, sağlıklarıyla oynanmamalıdır. Polis müdahaleleri ve gözaltılar son bulmalı, sendikal faaliyetlerin engellenmesinden vazgeçilmelidir.

Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalıdır.

Öğretmenlerin emeği, mesleği ve onuru gözaltına alınamaz!

Hak arayan öğretmenler yalnız değildir!

Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz” diye konuştu.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.