TÜRKİYE’NİN AYDINLANMA ONURU KÖY ENSTİTÜLERİ ON MEDYA’DA MASAYA YATIRILDI
Türkiye’nin ‘Aydınlanma Onuru’ Köy Enstitüleri, On Medya ekranlarında yayınlanan On’ da Son Nokta programında masaya yatırıldı. Dünü ve bugünüyle birlikte ele alınan Köy Enstitüleri’nin bilinmeyenlerini Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Bursa Şube Başkanı Eğitimci Jülide Akköprü ve Kayseri Pazarören Köy Enstitüsü Mezunu Emekli Öğretmen Ahmet Göktaş anlattı. Konuklar, Köy Enstitülerinin Eğitim ve Öğretim ile birlikte Tarımsal Kalkınmanın öncüsü olduğunu vurgulayarak, aynı zamanda, Zanaat, Sanat ve Edebiyat alanlarında da önemli isimler yetiştirdiğini vurguladılar.

Gazeteci Cemal Kırgız’ın hazırlayıp sunduğu On Medya ekranlarında yayınlanan On’ da Son Nokta Programının konuğu olan Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü, 2001 yılında İzmir merkezli olarak kurulan derneğin, Türkiye’nin 21 şehrinde şubeleri olduğunu söyledi. Bursa’da Eğitim İş Sendikası Başkanı iken Köy Enstitüleri Derneğini 2028 yılında kurduklarını ifade eden Akköprü, 17 yıldır, bilimsel, sosyal, sanatsal ve edebiyat anlamında önemli çalışmalar yaptıklarını açıkladı. Köy Enstitüleri’nin gerçek anlamda Türkiye’nin Aydınlanma Onuru olduğunu vurgulayan Jülide Akköprü, tarihçesinin 1940 ile 1946 yıllarını kapsasa da temellerinin Cumhuriyet’in ilan edilmesi sonrasında atıldığını anımsattı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye’nin yüzde 80’inden fazlasının okuma yazma bilmediğini ve nüfusun çoğunluğunun köylerde yaşadığını hatırlatan Jülide Akköprü, “1925 ile vefat ettiği 1929 yılına kadar Milli Eğitim Bakanlığı yapan ve aynı zamanda Avukat olan Mustafa Necati, Türk Öğretmenler Birliğini kurdu, harf devrimi onun döneminde oldu. Mustafa Kemal Atatürk, 1924’te Maarif Kongresinde de Köy öğretmen okullarının açılmasını istediği konuşma yapmıştır. 1929 sonrası Milli Eğitim Bakanı olan Saffet Arıkan’da somut adımlar atarak fikirleri geliştirmiştir. Nihayetinde Hasan Ali Yücel Milli Eğitim Bakanı olup, İsmail Hakkı Tonguç’u müfettiş olarak atayınca, Köy Enstitüleri açılmış oldu. İsmet İnönü döneminde de bu desteklendi. Avrupa ikinci dünya savaşında perişan olurken, Türkiye’de aydınlanma devrimi yaşanıyordu” dedi.

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü, “17 Nisan 1940’da kabul edilen Köy Enstitüleri Kanunu’nun kabul edilmesiyle, 1937-1940 yılları arasında kurulmuş olan, Eskişehir-Çifteler, İzmir-Kızılçullu, KırklareliKepirtepe, Kastamonu-Gölköy Köy Öğretmen Okulları, “Köy Enstitüsü” adını aldılar. 1940 yılından itibaren sırayla, 1940’da Adana-Haruniye-Düziçi, İzmit-AdapazarıArifiye, Antalya-Aksu, Balıkesir-Savaştepe, Isparta-Gönen, Kars-Cılavuz, MalatyaAkçadağ, Kayseri-Pazarören, Samsun-Ladik-Akpınar, Trabzon-Beşikdüzü, 1941’de Konya-İvriz, 1942’de Sivas-Yıldızeli, Erzurum-Pulur, 1944’de Aydın-Ortaklar, Diyarbakır-Ergani-Dicle, 1948’de Van-Ernis Köy Enstitüleri olmak üzere 21 Köy Enstitüsü kurulmuştur” diye konuştu.

1933 doğumlu Emekli öğretmen Ahmet Göktaş’da, Kayseri Pazarören Köy Enstitüsü Mezunu olduğunu anımsatarak, buradan aldığı eğitimle, binlerce öğrenci yetiştirdiğini vurguladı. Türkiye’nin dönemin şartlarında yoksul bir ülke olduğuna dikkat çeken Ahmet Göktaş, Köy Enstitüleri ve devamındaki öğretmen okullarıyla, Tarımsal Kalkınmanın, Eğitim ve Öğretimin önünün açıldığını, Türkiye’nin ihtiyacı olan zanaatkârlar ile sanatçıların yetiştirildiğini belirtti. İkinci Dünya Savaşı sırasında İsmet İnönü’nün 280 bin Tarım Teknisyeni yetiştirilmesini istediğini, amacın yıkımdan refah içinde çıkmak olduğunu ifade ederek anlatan Ahmet Göktaş, Köy Enstitülerinde ayrıca din bilgisi ve ahlak dersi de olduğunu hatırlattı.

Anılarını görsel temaların ekrana yansıtılmasıyla renklendiren Ahmet Göktaş, Köy Enstitüleri keşke devam ettirilseydi. Bugün ne Milli Eğitim ve Öğretim, ne öğretmenlerin içinde bulunduğu durum, ne üretim ekonomisi bu halde olurdu. Ne demek başöğretmen, sözleşmeli öğretmen, özel öğretmen bilmem ne öğretmen. Öğretmen öğretmendir. Bizim de bir tane başöğretmenimiz vardır o da Atatürk’tür” dedi. Köy Enstitülerinin ağaların, şeyhlerin, feodal düzen temsilcilerinin ve oy kaygısı taşıyan siyasetçilerin bitirdiğini savunan Ahmet Göktaş, “Af edersiniz, dönemin toprak ağaları ve onlardan oy devşirmek isteyen siyasetçiler, ağaların üstüne bineceği merkep ’in kendilerinden akıllı olmaması talebini yerine getirdiler. Türkiye’nin aydınlanma hamlesinin önüne böyle set çekildi. Ama ben umudumu koruyorum, Türkiye Cumhuriyet’i Atatürk’ün de dediği gibi Şeyhler, dervişler, müritler ülkesi olamaz, iz fikri hür vicdanı hür nesiller yetiştirmeye devam edeceğiz. Atatürk ilkelerine sonuna kadar bağlı kalmalıyız” diye konuştu.

Köy Enstitülerinin kapatılması konusunda Ahmet Göktaş’ın görüşlerine katıldığını belirten Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü’de, “Bu tarihte var, gazetelere de yansıdı. Kendisi de Sovyetler Birliğinde okumasına rağmen dönemin Van Milletvekili ve toprak ağası Kinyas Kartal, Demokrat Parti’ye destek olma karşılığında ilk olarak Köy Enstitülerinin kapatılmasını talep etmiştir. Sebebi sorulunca da, köylünün bilinçlenmesi, aydınlanması sonucu, toprağın kaybedilebileceği riskini söylemiştir” diye yanıt verdi.

Mücadeleyi devam ettireceklerini kaydeden Jülide Akköprü, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri çalışmalarını da anlattı.