KESK ŞUBELER PLATFORMU MEYDANLARDAN SESLENDİ “EMEKTEN VE HALKTAN YANA BÜTÇE İSTİYORUZ”
KESK Şubeler Platformu tarafından Kent Meydanında düzenlenen etkinlikte, TBMM’deki görüşmeleri devam eden bütçe görüşmeleri konusunda son uyarılar yapıldı. Bütçenin Türkiye’deki herkesi ilgilendirdiği vurgulanan basın açıklamasında “Hepimizi yakından ilgilendiren bütçenin TBMM’deki görüşmeleri devam ediyor. Kamu emekçisinden işçisine, gencinden çocuğuna, asgari ücretlisinden emeklisine, kadınından küçük esnafına, çiftçisine kadar toplumun ezici çoğunluğunu oluşturanlar olarak mutlu olmanın, huzurlu ve sağlıklı kalmanın neredeyse imkanız hale geldiği zor bir süreçten geçiyoruz” denildi.


KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tarım Orkam Sen Şube Başkanı Tarık Efe, en yüksek enflasyon sıralamasında Türkiye’nin hem AB hem de OECD ülkeleri arasında birinci sırada olduğuna dikkat çekerek, “En yüksek enflasyon sıralamasında hem AB hem de OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sırada, dünyada ise 5. Sırada olan, gıda enflasyonunda OECD ortalamasını 10’a katlayan bir ülkede yaşıyoruz. Ranttan, vurgundan beslenen uluslararası sermayeye en yüksek faizi veren ülkeler sıralamasında dünya ikincisi konumunda olan bir ülkede yaşıyoruz. şsizlikte de AB birinciliğini kimseye kaptırmayan bir ülkede yaşıyoruz. İşsizlik %30’u, işsiz sayısı 12 milyonu aştı. Kadın işsizliği %40’a genç kadın işsizliği ise %45’e dayandı. Gelir adaletsizliğinde de OECD birincisi olan bir ülkede yaşıyoruz. Toplumun en zengin %20’si toplam gelirin yarısını alırken, kalan %80 diğer yarısını paylaşıyor. Son bir yılda dolar milyoneri sayısı OECD ülkelerinde %1,2 oranında artarken ülkemiz, %8 ile artış rekoru kırıyor beraberinde de semt pazarlarında arta kalanları akşam karanlığında toplayanların sayısının da hızla arttığı bir ülkeye dönüşüyor. Çalışanların maaş ve ücret artışlarında TÜİK’in sahte rakamlarının, hiçbir zaman tutmayan hedeflenen enflasyon oranlarının temel alındığı bir ülkede yaşıyoruz. Çalışan her 2 işçiden 1’inin açlık sınırı altında kalan asgari ücretin reva görüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. Her 4 emekliden 1’inin açlık sınırının yarısına denk gelen bir aylıkla yaşam savaşı verdiği, sırf geçinememe kaygısıyla sağlık sorunlarımız da olsa zorlansak da emekli olamadığımız bir ülkede yaşıyoruz. Ortalama kamu emekçisi maaşlarının yoksulluk sınırının yarısına indiği, Hükümet-Hakem Kurulu-Yandaş Yapılardan oluşan ittifakın danışıklı dövüş oyunları ile 4 milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon emeklinin hiçbir zaman tutmayan merkez bankası enflasyon beklentisine mahküm edildiği bir ülkede yaşıyoruz. Çalışanların hayatının hiçe sayıldığı, iş cinayetlerinde Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sıraya yükselen bir ülkede yaşıyoruz. Enflasyonda, işsizlikte, faiz oranlarında en ön sıralarda olan ama Özgürlük ve Refahta 164 ülke içinden 113.sırada, Hükümet Yetkisinin Sınırlı ve Denetlenebilir olmasında 143 ülke içinde 136. sırada, Hukukun Üstünlüğünde 143 ülke içinde 118. sırada, Yolsuzlukta 180 ülke içinde 118. sırada olan bir ülkede yaşıyoruz” dedi.

Tarık Efe, “Toplumun ezici çoğunluğunu oluşturanların adım adım içine itildiği işsizlik, yoksulluk, gelir dağılımı adaletsizliği tablosu ortada. Bir çoğumuz bu tabloyu yaşayarak öğrendik, unutmayalım bu tablonun sebepleri ve sorumluları var. Değiştirmek için sormak, sorgulamak zorundayız. Böyle bir tablo karşısında bir iktidar bütçe sürecinde ne yapar? Bütçenin omurgasını oluşturan vergileri kimlerden, nasıl toplar? Topladığı vergileri, ülkenin kaynaklarını kimlerin faydası için kullanır? Halkın, emekçilerin faydasını temel alan bir yönetim için bu soruların cevabı açıktır. Ancak Türkiye’de iktidarlar yıllardır yapılan bütçelerle yoksulun, çalışanın cebinden alıp patronlara, zenginlere, silah tekellerine aktarmayı sürdürdüler. TBMM’de görüşülen 2026 bütçesi ile bu tablo daha da ağır hale getiriliyor. TBMM’de görüşülen bütçeden emeği ile geçinenler olarak bizlerin payına daha fazla vergi, daha düşük ücret ve maaşlar, dolayısıyla yoksulluk ve adaletsizlik düşüyor” diye konuştu.


Emekten ve halktan yana bir bütçe istediklerini bir kez daha talep eden KESK Platformu bileşeni emekçiler, “Bütçe hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını, halkın, emekçilerin bütçe süreçlerine etkin katılımı için bütçenin halkın onayına sunulmasını,Kamu hizmetlerine ve yatırımlarına bütçeden ayrılan payın artırılmasını, piyasalaştırılmasına, tasfiyesine ve özelleştirme soygununa son verilmesini, Toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçenin hayata geçirilmesini, kadınların güvenceli istihdamının arttırılmasını, kadınları şiddetten koruyacak kamusal hizmetlerin genişletilmesini, Emeğe kölelik dayatan politika ve uygulamalara son verilmesini, adeta seri cinayetlere dönüşen iş kazlarının engellenmesi için her türlü tedbirin alınmasını, Sefalet düzeyindeki asgari ücretin insanca yaşamaya yetecek bir seviyeye çıkarılmasını ve asgari ücretle çalıştırmanın anayasada tanımlandığı biçimiyle daraltılmasını, Kamu emekçileri olarak grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmalısını, 4688 sayılı sendika yasasının değiştirilerek evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmelisini, Maaşlarımızdaki kayıpların karşılanmasını; en düşük kamu emekçisi maaşının kira, aile, yakacak yardımları ile yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını, bunun için mevcut “Toplu Sözleşmenin” derhal yenilenmesini, Sözleşmeli, taşeron, ücretli, vekil gibi hür türlü güvencesiz istihdama son verilmesini, tüm kamu emekçilerinin güvenceli-kadrolu istihdam edilmesini Tükettiğimiz her şeyden alınan KDV, ÖTV gibi tüm dolaylı vergilerin düşürülmesini, » Gelir vergisi birinci dilim oranının %15 ten %10’a düşürülerek, yoksulluk sınırına kadar olan maaşların-ücretlerin birinci vergi diliminde sabitlenmesini, Kar, faiz ve servet gelirlerine tanınan ayrıcalıkların kaldırılmasını, belli bir servet düzeyinin üzerindeki zenginlerden servet vergisi alınmasını, Vergilerimizden oluşan bütçeden alıp Kamu Özel İş birliği (KÖİ) projelerine, Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemine aktarılan Hazine garantilerine son verilmesini, Vergilerimizin, ülkenin kaynaklarının güvenlikçi politikalara, silahlanmaya değil; istihdamın, üretimi arttırılması, yoksulluğun ve işsizliğin önlenmesi, adaletin, barışın ve demokrasinin tesis edilmesi için kullanılmasını,
Halk iradesini, hukukun üstünlüğünü, düşünce ve ifade hürriyetini, tüm yurttaşların eşit, özgür ve barış içinde yaşamasını temel alan bir ülke istiyoruz “ dediler.

Önce şehreküstü meydanında toplanan sendikalar, daha sonra Fomara Meydanından yürüyerek, Kent Meydanında basın açıklaması yaptılar.
