Halkın Kurtuluş Partisi Bursa İl Teşkilatı 30 Ağustos Zafer Bayramında dikkat çeken bir basın açıklaması yaptı. Atatürk Anıtına Çelenk koyan HKP’liler, saygı duruşunda bulunduktan sonra basın açıklaması yaptı. İl Başkanı Avukat Halil Ağırgöl tarafından yapılan basın açıklamasında, “Karanlığı Işıtan Yıldız 30 Ağustos Zaferi’miz, Şafakta Bekleyen İkinci Kurtuluş Savaşı’mızı Aydınlatıyor” denildi.
HKP Bursa İl Başkanı Avukat Halil Ağırgöl, “30 Ağustos 1922 Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşçılarının, emperyalistlere ve yerli işbirlikçilerine son vuruşudur. 1922’de zafer kazanılmıştır. Bu gün 30 Ağustos 2025’te ise emperyalistler ve yerli işbirlikçileri, Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni parçalayıp yıkmaya niyetlenerek bu zafere ve saldırıyor.
Laik Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yol kahırlıydı, acılıydı. Düşman cepheden saldırıyor, içeriden de satılık Hilafet ve Saltanat destekçisi düşmanlar, emperyalist sevici, emperyalizm destekçisi ve yardımcısı dernekler, kuruluşlar emperyalist düşmanın vatan topraklarımızı “Mandacılık” adı altında sömürge haline getirmesi için ellerinden geleni artlarına koymuyorlardı. İtalyanlar Akdeniz’de, Fransızlar Maraş-Antep-Urfa’da, Yunan İzmir üzerinden Ege’de Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı ile Osmanlı topraklarını paylaşmış, işgal etmiş, Mondros ile orduyu önce silahsızlandırmış ve lağvetmişti.
Her şey planlarına uygun şekilde ilerliyordu. Daha doğrusu öyle sanıyorlardı. Bilmedikleri Mustafa Kemal’di. İşte o Mustafa Kemal’in, düşmana korku veren devrimci ve örgütçü kişiliği, silah arkadaşları ve halkıyla bütünleşti.
İşte o Mustafa Kemal önderliğinde halkımız; yoksul-biçare Türk ve Kürt askerleriyle, daha bıyığı terlememiş çocuklarını kınalayıp cepheye gönderen, bebeğinin battaniyesini yağmurda ıslanmasın diye topa saran analarla, çıplak ayaklı askerlere son çorapları örüp gönderen kadınlarla, elinde silah at üstünde cephede savaşan kadın kahramanlarla emperyalistleri ilk defa hezimete uğrattılar. Birinci Ulusal Kurtuluş Mücadelesini 30 Ağustos 1922’de zaferle taçlandırdılar. Sevr’i parçalayıp attılar. Durmadılar, 29 Ekim 1923’te Laik Cumhuriyet’i kurdular.
İşte 103 yıldır dinmedi bu kuyruk acısı Batılı Emperyalistlerde. Sevr bir yara hâlâ onlar için. Ama artık Sevr’in adı; allı pullu, göz boyamalı “BOP” denilen Büyük Ortadoğu Projesi.
Adı ölüm.
Adı Türkiye Cumhuriyeti’nin parçalanması.
Adı kan, gözyaşı…
Düşman belli: ABD-AB Emperyalizmi ve onların yerli işbirlikçileri.
Aynı işgal altındaki Osmanlı gibi emperyalizmle bir saltanatçılar, Teal-i İslamcılar, Kürt Teali Cemiyetçiler bu gün de ülkemizi karanlığa ve ölüme sürüklüyor. Düşman cephesinde bir değişiklik yok yani. Meclis, Mustafa Kemal’in devrimci-laik-tam bağımsızlıkçı anlayışından çoktan uzaklaşmış bir bileşime sahip. İktidar da aynı kumaş, sözde muhalefet de.
Sevgi ve saygıdeğer Halkımız!
Bir Mustafa Kemal daha gelmeyecek bu topraklara. Ama umutsuz olmayalım. Çünkü onun devrimci ve emperyalistler için tehlikeli niteliğini taşıyan, vatanımızı, Laik Cumhuriyet’imizi koruyacak ve daha da ileri taşıyacak, Birinci Ulusal Kurtuluş Mücadelesinde elde silah savaşmış Köyceğiz Kuvayimilliye Komutanı Hikmet Kıvılcımlı’nın düşünce oğulları ve kızlarının kurduğu senin partin HKP var.
HKP ve önderi Nurullah Efe, yıllardır emperyalistleri ve onların kanlı planlarını deşifre ederek;
‘“Katil Amerika, Ortadoğu’dan ve ülkemizden defol’ diyemeyen her siyasi, her aydın, her akademisyen, her sanatçı, her gazeteci ya gafildir, ya korkaktır, ya da haindir…” diyor.
Ne diyordu Mustafa Kemal?
“(…) Fakat ben, bu kutsal davaya inanmış bir insan olarak buradan bir yere gitmemeye karar verdim. Arzu ederseniz hepiniz gidebilirsiniz. O takdirde asker Mustafa Kemal mavzerini eline alır, çiçeklerini göğsüne dizer, bir eline bayrağını alır, Elma Dağı’na çıkar, orada tek kurşunu kalıncaya kadar vatanı müdafaa eder. Kurşunlarım bitince bu aciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunlarıyla temiz kanımı kutsal bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben, buna ant içtim!”
Halkın Kurtuluş Partisi üyeleri olarak da bizler de buna ant içtik.
Değerli halkımız,
Seni de işte bu bayrak altında HKP bayrağı altında, bu yüce, insanlığın gerçek kurtuluşu olan toplumsal kurtuluştan başka hiçbir menfaat düşünmeyen bizlerin yanında HKP çatısı, yuvası altında birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
İşte o zaman adı ister Yeni Sevr ya da BOP olsun, ister “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” olsun, vatan ve ezilen-sömürülen-yoksul halk düşmanı hiçbir şey bizi yıkamayacağı gibi kenetlenerek, kardeşleşerek özgürleşmemize de engel olamaz.
İşte o zaman bütün kötülüklerin anası ABD ve AB Emperyalist Haydutları yenilir, diz çöker. İşte o zaman Zafer yine, yeniden ve artık geri dönülmemecesine bizimdir” dedi.