ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASINDAN YETKİİ KURUMLARA YANIT BEKLEYEN SORULAR

03.02.2026
6
A+
A-
ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASINDAN YETKİİ KURUMLARA YANIT BEKLEYEN SORULAR

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak; 27.01.2026 tarihinde Bursa ili, Yenişehir

İlçesi, Kirazlıyayla Mahallesinde faaliyet gösteren MEYRA MÜHENDİSLİK PROJE VE MADENCİLİK SAN.

VE TİC. A.Ş. tarafından işletilen “İR.200610145 Nolu Kurşun-Çinko-Bakır Ocağı ve Zenginleştirme

Tesisi”nde meydana gelen çevre felaketinin çevresel ve halk sağlığı açısından boyutlarının

belirlenebilmesi, kamuoyunda oluşan derin kaygının giderilebilmesi adına aşağıdaki sorularımızın ilgili

kurum/kuruluş ve firma tarafından şeffaf ve açık bir şekilde cevaplanmasını ve kamuoyunun

aydınlatılmasını talep ediyoruz.

  1. Ocak sahası ve çöken atık depolama alanı yer seçimi yapılırken mevsimsel koşullar ve yağış

rejimi dikkate alındı mı? Duraylılık analizleri yapıldı mı? Yapıldı ise söz konusu analizi yaparken

bölgenin toprak yapısı ve yağış rejimi de hesaba katıldı mı?

  1. Söz konusu çevre kazası yaşanmadan önce açık ocakta ya da saha genelinde toprak kayması

veya duraylılık ile ilgili sorunlardan dolayı şirket yetkililerince (önlem amaçlı) ya da resmi

kurumlarca herhangi bir faaliyet durdurma yapıldı mı?

  1. ÇED Raporları incelendiğinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen

görüşte Ülkemizde yaşanan iklim değişikliğinin etkileri sebebi ile faaliyet alanında

beklenmeyen hava olaylarının gelişebileceği ve Lot 1 maden atık depolama tesisinin topoğrafik

konumu nedeniyle heyelan riski taşıdığı, bu sebeple Su Yapıları Denetim Firması

koordinasyonunda “Su Yapıları Mühendislik Hizmeti” çalışması yaptırılması gerektiği

bildirilmiştir. Bu kapsamda ne tür çalışmalar yapılmış ve ne önlemler alınmıştır? ÇED raporunda

yer alan, ilgili bakanlık ve firma arasında yapılan yazışmalarda bakanlığın talep etmiş olduğu

söz konusu “Su Yapıları Mühendislik Hizmeti” çalışmasını firmanın bakanlığın belirlediği süreler

içinde yaptırmadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda firmaya ne tür yaptırımlar uygulandı?

Kontrolsüz ilerleyen faaliyeti durduruldu mu?

  1. Bununla birlikte yine aynı alan için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından

kuşaklama kanalları hidrolik hesap raporunun uygunluğu konusunda DSİ Genel Müdürlüğü’nün

ilgili birimlerinden görüş alınması istenmiştir. Söz konusu görüş alındı mı?

  1. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen görüşlerde atığın yüksek kil

içeriği nedeniyle yeterli sıkıştırmanın mümkün olmayacağı bu sebeple de kuru atık depolama

yönteminin uygulanamayacağı söylenmektedir. Mevcut durumda atık, sulu olarak mı yoksa

kuru olarak mı depolanıyordu? Bunun atık depolama tesisisin çökmesiyle alakası var mıdır?

  1. Proje kontrol ve inşaat denetimi için görevlendirilen firma Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği

Bakanlığı tarafından belirlenen periyotlarda saha denetimini yapıp raporlarını ilgili bakanlığa

sundu mu? Söz konusu denetim firması yaşanan bu kazayı ön görüp ilgili mercilere

bilgilendirme yaptı mı? Alınması gereken önlemler konusunda firmayı uyardı mı?

  1. Söz konusu denetim firmalarının, denetim firmalarında görev alan kilit personelin ve kontrol

mühendislerinin yeterliliği denetleniyor mu? Denetleniyorsa denetim hangi kurum tarafından

yapılıyor ve denetlenme sıklığı nedir?

  1. Yaşanan olayın sebebi projede sunulan ve nihai ÇED raporunda taahhüt edilenden fazla atığın

depolanması mıdır?

  1. Atık depolama yapılan alanda, atığın depolanması esnasında palye eğimleri ve yükseklikleri

nelerdir? Yapılan uygulama projesinde duraylılık ile ilgili bu husus neye göre belirlenmiştir. Atık

depolama alanına atık yüklemesi yapılırken bu hususlar dikkate alınmış mıdır?

  1. Tesiste günlük 898,88 ton atığın (Pb %0,1 ve Zn %0,2) depolandığı ve atık depolama alanının

3.780.000 m3 kapasitesinin olduğu nihai ÇED raporunda beyan edilmektedir. Barajın çökmesi

ile birlikte toprağa ve suya karışan maden atığı miktarı nedir?

  1. Nihai ÇED raporunda ruhsat sahası içinde ve çevresinde akar dere bulunmadığı

söylenmektedir. Sahada yapılan incelemelerde kuru olarak nitelendirilen ve Yenişehir

Havzası’na dökülen Sarıyar Deresi’nin bulunduğu ve söz konusu derede akış olduğu, bununla

birlikte çöken atık depolama tesisindeki atıkların söz konusu dereye ve toprağa karıştığı tespit

edilmiştir. Dere akışının toprak yığını ile kesilmeye çalışıldığı ancak topraktan süzülen suyun

düşük debili de olsa akmaya devam ettiği görülmüştür. Söz konusu alanda kaza sonrası toprağa

ve suya karışan ağır metal olup olmadığının tespiti için toprak ve su analizleri yetkili mercilerce

yapıldı mı? Hangi alanlardan ne sıklıkla numuneler alındı? Sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak

mı?

  1. Meyra Mühendislik Proje ve Madencilik San. ve Tic. A. Ş.’nin Kurşun-Çinko-Bakır Zenginleştirme

(Flotasyon) Tesisi ve Atık Barajı’nın işletme sırasında ve işletme sonrasındaki etkilerinin

belirlenebilmesi için tesis sınırları içerisinde gözlem kuyuları açılacağı ve bu kuyular sayesinde

sızıntı suyu ve yeraltısuyu hareketinin ölçülerek gözlemlenebileceği, gözlem programı

çerçevesinde de periyodik olarak alınacak numunelerin analizlerinin yapılacağı nihai ÇED

raporunda taahhüt edilmektedir. Firmanın verdiği taahhütlere uyup uymadığının takibi

yapılıyor mu? Söz konusu analizler yapıldıktan sonra DSİ 1. Bölge’ye sunuluyor mu?

  1. Söz konusu süreçle alakalı olarak DSİ 1. Bölge’nin takip mekanizması mevcut mu?
  1. Meyra Mühendislik Proje ve Madencilik San. ve Tic. A. Ş.’nin Kurşun-Çinko-Bakır Zenginleştirme

(Flotasyon) Tesisi ve Atık Barajı’nın işletme sırasında ve işletme sonrasındaki etkilerinin

belirlenebilmesi için tesis sınırları içerisinde gözlem kuyuları açılacağı ve bu kuyular sayesinde

sızıntı suyu ve yeraltısuyu hareketinin ölçülerek gözlemlenebileceği, gözlem programı

çerçevesinde de periyodik olarak alınacak numunelerin analizlerinin yapılacağı nihai ÇED

raporunda taahhüt edilmektedir. Firmanın verdiği taahhütlere uyup uymadığının takibi

yapılıyor mu? Söz konusu analizler yapıldıktan sonra DSİ 1. Bölge’ye sunuluyor mu?

  1. Söz konusu süreçle alakalı olarak DSİ 1. Bölge’nin takip mekanizması mevcut mu?

Nihai ÇED raporunda faaliyet alanının yaklaşık 650 m güneydoğusunda Barçın Köyü içme suyu

kaynağı ve yaklaşık 700 m güneydoğusunda ise ishale hattı olduğu belirtilmektedir. Atık

depolama tesisi, proje alanının güneyinde kalmakta olup söz konusu toprak kayması ile birlikte

depolanan ağır metal içerikli atıkların söz konusu içme suyu kaynağına ve ishale hattına karışıp

karışmadığının tespiti için gerekli analizler yapıldı mı? Analiz sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak

mı? Kaza sonrasında alandan ne kadar sıklıkla numune alındı? Yapılan analizler sonucunda kaza

alanına en uzak kaç metre mesafede atık kontaminasyonu tespit edildi?

  1. Yine atık depolama tesisi ÇED olumlu belgesine istinaden hazırlanan nihai ÇED raporunda proje

sahası içinde yeraltı suyunun tespit edilmediği belirtilmiş ve yine aynı rapor içerisinde proses

su ihtiyacının yeraltı su kaynaklarından ve İznik Gölü’nden sağlanacağı belirtilmiştir. Bunun yanı

sıra proses sonucu oluşacak atıksuyun geri kazanılarak proseste tekrar kullanılacağı beyan

edilmekte ancak geri kazanım prosesine dair hiçbir teknik bilgi raporda yer almamaktadır. Bu

şartlarda ÇED olumlu belgesine istinaden hazırlanan raporun teknik olarak yeterliğinden söz

edilebilir mi?

  1. Proses sonucu oluşan atıksu ve depolamadan kaynaklanan sızıntı suyu tekrar proseste

kullanılıyor mu? Atıksu geri kazanım tesisine ait bilgi mevcut mu?

  1. Proje için hazırlanan Jeolojik-Hidrojeolojik Etüt Raporu’nda faaliyetin yeraltı ve yerüstü

içmesuyu kaynaklarına etkisinin detaylı olarak incelendiği belirtilmekte olup yaşanabilecek

çevresel kazalarda depolanan ağır metallerin yeraltı ve yersütü sularına etkilerinden

bahsedilmiş midir? Olası Çevre kazalarının yaşanmaması adına bölgenin jeolojik yapısı da

dikkate alınarak ne tür önlemler alınması gerektiği belirtilmiş midir? Hazırlanan raporun yeterli

olup olmadığı hangi kurum kuruluşlarca denetlenmektedir?

  1. Her ne kadar tesis depoladığı atığın tehlikesiz nitelikte olduğunu ileri sürse de 01.06.2018 tarihli

Maden Atıkları Yönetmeliğinin Uygulanmasına İlişkin Açıklamalar dokümanına göre flotasyon

tesisinden kaynaklanan maden atıkları, Atık Yönetimi Yönetmeliği Ek-4’e göre tehlikeli atık

olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu toprağa, yeraltı ve yüzeysel sulara karışan ağır metal

içerikli tehlikeli atıkların temizlenmesi için nasıl bir yöntem belirlenmiş ve süreç nasıl, kimler

tarafından takip edilmektedir?

  1. Yapılan analizlerde tesiste zenginleştirme sırasında kullanılan kimyasalların herhangi biri yüzey

suyu ya da yeraltı suyunda tespit edilmiş midir?

Yukarıdaki sorular ışığında; çevresel felaketlerin önüne geçebilmek ve etkin

izleme/denetim çalışmalarında bulunabilmek için yukarıda belirtilen ve sorumluluğu bulunan

kurum/kuruluşlara ait mevzuat kapsamında yer alan kanun ve yönetmelikler yeniden gözden

geçirilmelidir. Sorumluluk alanları belirlenerek kurumlar arası koordinasyon ve iletişim

planlanmalı, yapılan teknik çalışmalar açık ve anlaşılabilir şekilde ortaya konulmalı ve bu

çalışmalara TMMOB çatısı altında bulunan teknik meslek odalarının katılımı mutlaka

sağlanmalıdır.

Kamuoyunun bilgilendirilmesi ve sorumluların hesap vermesi adına süreci yakından

takip edeceğimizi ve gereken adımları atmaktan kaçınmayacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.

Saygılarımızla.

TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI BURSA ŞUBESİ

YÖNETİM KURULU

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.