24 TEMMUZ GÜNÜ’’LOZAN BAĞIMSIZLIK BAYRAMI’’ OLARAK YASALLAŞMALIDIR.
LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASININ 103. YILI KUTLU OLSUN
Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, Lozan Anlaşmasının 103 yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı. 24 Temmuzların ‘Lozan Bağımsızlık Bayramı’ olarak kutlanması gerektiğini vurgulayan ve bayramın yasallaşmasını isteyen Gürhan Akdoğan, ” Başta Mustafa Kemal Atatürk ve Kemalist devrimcilerin kurduğu Cumhuriyetimiz ve onun aydınlanmacı devrimleri ile bizi onurlu saygın kılan temel ilkelerimiz kuruluşundan bu yana emperyalizmin, gericiliğin, bölücülüğün ve karanlıktan beslenen odakların hedefi olmuştur. Ancak bugün yaşadığımız süreçte Cumhuriyetimize, kuruluş ilkelerimize, ulusal egemenliğimize, tam bağımsızlığımıza, ulus devlet yapımıza ve Lozan’a yönelik saldırılar geçmişe göre çok daha sistematik, çok daha organize ve çok daha cüretkâr biçimde sürdürülmektedir. Emperyalizme karşı verdiğimiz Kurtuluş savaşımız, 23 Temmuz 1923 günü Lozan Anlaşması ile taçlandıran Türkiye Cumhuriyeti 100 yıl sonra yine emperyalist saldırı altındadır” dedi.

Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan; “Çeşitli açılım girişimleri bu rejim içinde etnik köken meselesi varmış gibi göstererek aslında yeni bir devlet kurma projesinin ayak sesleridir. Hedef; 30 Ağustos’un, Lozan’ın, 29 Ekim’in, Cumhuriyet devrimlerinin, ulus devlet anlayışının tasfiyesidir.
Son olarak Terörsüz Türkiye projesi kapsamında, terör örgütünün sözde silah bırakma ile ilgili 12. Kongre bildirisi incelendiğinde, metnin yalnızca “silah bırakma” ya da “örgütsel fesih” açıklaması olmadığı; doğrudan Lozan Antlaşması’nı ve 1924 Anayasası’nı “sorunun kaynağı” olarak ilan ettiği ‘’Lozan öncesi” vurgusu ile Osmanlı’nın çok hukuklu, çok kimlikli, millet sistemi üzerine kurulu yapısını ifade ettiği, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine, üniter ulus devlet yapısına ve Lozan düzenine yönelik kapsamlı bir siyasal karşı tez içerdiği görülmektedir.
Lozan’da İsmet Paşa’nın tavizsiz direnişini Lord Curzon, Amerikan delegesi Charles H. Sherill şöyle anlatıyor: “Dört korkunç saatten beri oturumdayız. İsmet her sözümüze şu adi sözcükle yanıt verdi; Bağımsızlık ve egemenlik.”
İstediklerini kabul ettiremeyen Curzon’un İsmet Paşa’ya söylediği, “Lozan Barış Anlaşması müzakeresinden hiç memnun değiliz. Hiçbir dediğimizi yaptıramadık. Şimdi reddettiklerinizin hepsini cebimize koyuyoruz. Harap bir memleket devralıyorsunuz, bunu kalkındırmak için mutlaka paraya ihtiyacınız olacak. Bu parayı almak için bize gelip önümüzde diz çöktüğünüz zaman şimdi cebimize attıklarımızı çıkarıp önünüze koyacağız.” sözü Türkiye üzerinde emperyal emellerin kesintisizi devam ettirileceğinin bir göstergesi niteliğindedir.
24 Temmuz 1925 tarihinde, Mustafa Kemal Atatürk tarafından Lozan Barış Antlaşması’nın ikinci yıldönümünde yapılan konuşmada

“Türk milleti, bu antlaşma ile medeni milletler arasında eşit haklara sahip, bağımsız ve egemen bir devlet olarak yerini almıştır.” Diye ifade etmiştir.
Atatürk, bu konuşmada Lozan’ı:
- Sevr’i kesin olarak hükümsüz bırakan diplomatik bir zafer,
- Türk milletinin tam bağımsızlığının uluslararası kabulü,
- Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki temel taşı,
- Osmanlı Devleti’nin kapitülasyonlar ve dış müdahaleler dönemini sona erdiren belge
Olarak nitelendirmiştir.
Lozan Barış Antlaşması emperyalizme ve işbirlikçilerine, her türlü bölücülük ve gericiliğe karşı duruş ve devrimci bir irade ile kararlılıkla kazanılmış dünya genelinde en haklı ve en gerçek tarihi belgedir.
Nitekim son 80 yılda Türkiye üzerinde alttan alta, sessizce, adım adım hazırlanan programlar, ufku dar veya devşirilmiş yerli işbirlikçileri aracılığıyla uygulamaya sokularak ülkemiz üretemeyen, borçlu, halkımız da cahil ve yoksul bir konuma getirilmiş, 103 yıl önce kabul ettiremedikleri konuları önümüze koyarak yaptırabileceklerini zannettikleri bir ortam yaratılmıştır.
Atatürk Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerinden ödün verilemez; ödün vermeye kalkışanlar karşılarında büyük Türk ulusunun uyanık evlatlarını bulacaklardır.
Tarihine, ideolojisine sahip olmayan ülkeler çürür.
Kemalizmin teslim olmayan iradesidir Lozan antlaşması
Bu kararlılığımızın sembolü olan Lozan Antlaşmasının imzalandığı gün bizim için bayramdır. Bugünün ulusumuzun belleğinde daha net ve sürekli hatırlanır biçimde yer alması için Lozan Antlaşması’nın yıldönümleri “24 Temmuz Lozan Ulusal Bağımsızlık Bayramı” olarak kutlanmalıdır.
Sonuç olarak; Emperyalizm bizi yine mahvetmek istiyor, kapitalizm bizi yine yok etmek istiyor. Bu karanlık amellere karşı biz, yine Lozan’da gösterdiğimiz aynı “bağımsızlık ve egemenlik” kararlığıyla karşı duruyoruz.
BİZİ MAHVETMEK İSTEYEN EMPERYALİZME, BİZİ YUTMAK İSTEYEN KAPİTALİZME KARŞI…
YA İSTİKLAL YA ÖLÜM…” dedi.