Başarılı İş İnsanı Sedat Karataş, Zirveye Giden Yolda Hayat Felsefesini Anlattı
TÜYAT Karataş İnşaat Limitet Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Karataş, Gazeteci Cemal Kırgız’a önemli açıklamalarda bulundu. Bursa’nın yakından tanıdığı başarılı iş insanı Sedat Karataş, İnşaat Sektörü, Konut Piyasası, Kentsel Dönüşüm ve Bursaspor konularında çarpıcı bilgiler verdi. Bursa’nın güzelleşmesi için yeşilin yok edilmeden, yatay mimari de estetik yapılaşmaya geçmesi gerektiğini vurgulayan Sedat Karataş, her deprem sonrası yıkılan binalarda günah keçisi gösterilen müteahhitler yerine, imza yetkisi olanların da gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, konut piyasası konusunda da çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Başarılı iş insanı Sedat Karataş, başarıya giden yol ve hayat felsefesi konusunda da önemli bilgiler verdi. Gazeteci Cemal Kırgız’ın sorularını yanıtlayan Sedat Karataş;
“Hayatta elde edilen gerçek başarı, yalnızca maddi kazançlarla ölçülmez. Gerçek başarı; insanın ardında bıraktığı güven, kazandığı itibar, tuttuğu söz ve gönüllerde bıraktığı güzel izlerle anlam kazanır. Sedat Karataş’ın iş ve yaşam anlayışı da tam olarak bu değerler üzerine kurulmuştur.
Yıllar boyunca ticaret hayatında attığı her adımda dürüstlüğü kendisine ilke edinmiş, hiçbir zaman kısa vadeli kazançların peşinden koşmamıştır. Onun için en büyük sermaye para değil; güven, dürüstlük ve itibardır. Çünkü bilir ki güven yıllar içinde inşa edilir, fakat bir anlık yanlışla kaybedilebilir.
Sedat Karataş’ın başarısının temelinde, verdiği her sözü yerine getirme kararlılığı vardır. İnsanlara verdiği söz, onun için yazılı bir sözleşme kadar değerlidir. Bu anlayış sayesinde iş yaptığı insanların güvenini kazanmış, ticari hayatında sağlam dostluklar ve kalıcı iş birlikleri oluşturmuştur.

Müşteri memnuniyeti ise her zaman öncelikli ilkesi olmuştur. Bir müşteriyi sadece ticaret yapılan kişi olarak değil, uzun yıllar sürecek bir dostluğun başlangıcı olarak görmektedir. Yapılan her işte kaliteyi, şeffaflığı ve samimiyeti ön planda tutarak insanların memnuniyetini kazanmayı en büyük başarı kabul etmektedir.
Misafirperverlik, Sedat Karataş’ın karakterinin ayrılmaz bir parçasıdır. Kapısını çalan herkesi güler yüzle karşılamak, ikramda bulunmak ve kendisini değerli hissettirmek onun için bir gelenektir. Çünkü inanır ki insanlar önce gördükleri ilgi ve samimiyeti hatırlar, sonra yapılan işi değerlendirir.
Hayatı boyunca hiçbir zaman insanların zor durumlarından faydalanmayı düşünmemiş, aksine elinden geldiğince yardım etmeyi tercih etmiştir. Maddi ya da manevi desteğe ihtiyaç duyan insanların yanında olmayı bir sorumluluk olarak görmüş, paylaşmanın bereketine inanmıştır.
Sedat Karataş’a göre ticarette en büyük reklam, yapılan işin kalitesidir. Memnun kalan her insan yeni insanların kapısını açar. Bu nedenle reklamdan önce güveni, gösterişten önce itibarı, kazançtan önce insanı önemsemiştir” dedi.
Başarının tesadüf olmadığına inanan Sedat Karataş, disiplinli çalışmayı hayatının vazgeçilmez bir parçası hâline getirmiştir. Erken başlayan mesailer, planlı çalışma düzeni, detaylara gösterilen özen ve sürekli gelişme arzusu bugün ulaştığı noktaya gelmesinde önemli rol oynamıştır.

Onun hayat felsefesinde dürüstlük asla pazarlık konusu değildir. Çünkü para yeniden kazanılır; fakat kaybedilen güveni geri kazanmak çok daha zordur. Bu nedenle attığı her imzada, yaptığı her ticarette ve kurduğu her ilişkide doğruluktan ayrılmamayı ilke edinmiştir.
Sedat Karataş, çocuklarına ve birlikte çalıştığı insanlara da aynı değerleri aşılamaktadır. Onlara bıraktığı en büyük mirasın servet değil; dürüst bir isim, temiz bir geçmiş ve güçlü bir itibar olduğuna inanmaktadır.
Başarı, onun gözünde yalnızca büyüyen işler, yükselen rakamlar veya kazanılan projeler değildir. Başarı; insanların “Sedat Karataş söz verdiyse yapar”, “Sedat Karataş dürüst insandır”, “Sedat Karataş güvenilir bir iş insanıdır” diyebilmesidir.
Bugün geldiği noktada sahip olduğu en büyük zenginlik; insanların duası, dostluğu ve güvenidir. Çünkü biliyor ki hayat boyunca insanın arkasından bırakacağı en kıymetli miras; dürüstlüğüyle anılmak, güvenilirliğiyle örnek gösterilmek ve insanlara faydalı olabilmektir.
Sedat Karataş’ın hikâyesi, çalışmanın, sabrın, dürüstlüğün, yardımseverliğin ve verilen sözün kıymetini bilen herkes için ilham veren bir başarı yolculuğudur. O, ticaretin sadece para kazanma sanatı olmadığını; aynı zamanda güven inşa etme, gönüllere dokunma ve insan kazanma yolculuğu olduğunu yaşayarak göstermektedir.
Çünkü gerçek başarı, insanın arkasında bıraktığı eserlerden önce, insanların kalbinde bıraktığı güzel izlerle ölçülür.
Sedat Karataş, Bursaspor eski Başkanı Ali Ay döneminde, Beşiktaş formasıyla sosyal medyada paylaştığı bir fotoğraf bahane edilerek, üyelikten düşürülmesine de sert tepki gösterdi. Beşiktaş formasıyla sadece bir, Bursaspor Formasıyla binlerce fotoğrafı olduğunu hatırlatan Karataş, “Benim Bursa aşkım da, Bursaspor sevgim de bitmez. Yeni Başkan Sayın Enes Çelik ile bir araya geldik. Üyeliğim gözden geçirilecekti. Kendilerine Bursaspor’un göğüs sponsoru olmayı da teklif ettim. Ancak halen üyeliğe alınmıyorum. Beni bırakın, Bursaspor’un deplasman dahil tüm maçlarına giden, Bursaspor aşkıyla yanıp tutuşan 24 yaşındaki oğlum Burak Karataş’ın üyeliğini de kabul etmiyorlar. Gerekirse hukuki mücadele de başlatacağım. Bir gün hakkımız olan Bursaspor üyeliğine kavuşacağım. En büyük hedefim de Bursaspor’a başkan olmak. Bu sevdamdan da, hedefimden de, mücadelemden de vaz geçmeyeceğim” dedi.

Gazeteci Cemal Kırgız’ın sorularını yanıtlayan TÜYAT İnşaat Limitet Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Karataş, Bursa’nın yüzde 80’inin kentsel dönüşümden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı. Sedat Karataş, Bursalı müteahhitlere yönelik kentsel dönüşüm adına birleşme çağrısını da tekrarladı. Karataş, “Müteahhitler birleşip, Bursa’yı daha güzel hale getirmelidir. Yeşili yok etmeden, yatay mimari özelliklerinde en fazla dört kat olacak biçimde, hep birlikte dönüşümü gerçekleştirebiliriz. Herkes bütçesi kadar bir havuza para koyup, birlikte proje yaparak, belki biraz daha az kazanarak ama halkı mutlu ederek, şehrin geleceğini kurtararak bu dönüşümü yapabiliriz. Biz TÜYAT Karataş Firması olarak elimizi taşın altına koymaya hazırız. Bursa’da bugün itfaiyenin giremediği, cadde ve sokaklar var. 50 yıllık, 60 yıllık, 70 yıllık binalar var. Boyanıp, boyanıp insanlara satılıyor. İnsanlar bu konutlarda oturuyor. Yazık değil mi? Bursa’nın yıkılması mı bekleniyor? Hep birlikte bu dönüşümü yapabiliriz. Ama çağrılarımıza henüz olumlu yanıt alamadık” diye konuştu.
Konut Kredilerine de değinen ve insanların kredilerle ev sahibi olma çabalarına üzüldüğünü ifade eden Karataş, devletin daha ucuza arsa üretmesini, müteahhitlerin de birleşerek, bu arsalarda daha ucuza konut yapmasının kısa vadeli çözüm olabileceğini belirtti. Sedat Karataş, “Bu ekonomik şartlarda insanların kredi çekse bile ev alıp ödeyebilmeleri mümkün değildir. Çözüm bulunmazsa birkaç yıla kadar bunu üzülerek söylüyorum, insanların çadırlarda yaşadıklarını göreceğiz. Müteahhitlere arsa konularında destek ve esneklik sağlanmalıdır” dedi.

Deprem yönetmeliklerinin yeterli olduğunu ancak denetimlerde sorun yaşandığını anlatan TÜYAT İnşaat Limitet Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Karataş, Kahramanmaraş Depremlerinde ve başka büyük depremlerde de sadece müteahhitlerin yargılanmasını da eleştirdi. Karataş, “ İmza yetkisi kimlerdeyse, hepsi el birliğiyle bu suça ortaktır demektir. Mimar, Mühendis, Şantiye Şefi, Yapı Denetim Firması, betonu, demiri test eden yetkililer, belediyeler, belediyede inşaat için imza yetkisi olanlar, silsile yoluyla herkes suçludur. Müteahhit, bu kurum ve kuruluşlara parasını veriyor. İşini herkes iyi yapsa, bu yıkımlar olmaz. Tabii ki istisna olarak, müteahhitler arasında da bu konuları suiistimal edenler oluyor. Ama bir yıkımda sadece müteahhitler suçlu değildir. Herkes ayağını denk alıp, işini iyi yapmalıdır. Allah korkusuyla hareket edip, yasalara, kurallara uyulursa bu kadar büyük yıkımlar olmaz. Vicdan, ahlak önemli. Denetimler de çok önemli” diye konuştu.