ADD BURSA ŞUBESİNDEN AK PARTİLİ AHMET ALPEREN AYDIN’A SUÇ DUYURUSU

17.07.2026
5
A+
A-
ADD BURSA ŞUBESİNDEN AK PARTİLİ AHMET ALPEREN AYDIN’A SUÇ DUYURUSU

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ BURSA ŞUBE BAŞKANI GÜRHAN AKDOĞAN; “İSMET İNÖNÜ’YE VE MEVHİBE İNÖNÜ’NÜN AZİZ HATIRASINA YÖNELİK ÇİRKİN SALDIRIYI KINIYORUZ” DEDİ. 

Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan ve yönetimi, İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü hakkında asılsız iddialarda bulunan Ak Parti Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundular.

Gurup sözcülüğünden alınmasına rağmen Aydın’ın peşini bırakmayan ADD Bursa Yönetimi, seviyesizce yapılan dil uzatmayı asla kabul etmeyeceklerini açıkladılar.

ADD Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan yaptığı açıklamada; “Kısa bir süre önce Samsun Terme Belediyesi’nin AKP’li bir meclis üyesinin Atatürkçüleri aşağılayıcı ve onur kırıcı ifadelerle suç ve ahlak dışı faaliyetlerle özdeşleştirmeye çalışan sözleri kamuoyunun hafızasında tazeliğini korurken ve bu konuda yaptığımız suç duyurusunun mürekkebi dahi kurumamışken, bu kez de Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, Cumhuriyetimizin kurucu kadrosunun önde gelen isimlerinden, Lozan Barış Antlaşması’nın başdelegesi ve ikinci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’yü hedef alan, kıymetli eşi Mevhibe İnönü’ye seviyesizce dil uzatan, kabul edilemez ifadeler kullanan AKP Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın’ı kullandığı ifadeler nedeniyle en güçlü şekilde kınıyor; hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.

Buradan özellikle şu gerçeği bir kez daha hatırlatmak isteriz:

Hiç kimse; bu milletin ortak değeri olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Milli Mücadele’nin eşsiz komutanlarından ve Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına, silah arkadaşlarına ve Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine hakaret etme cüretini ifade özgürlüğü kisvesi altında meşrulaştıramaz.

Dahası; İsmet İnönü’yü hedef alırken, Mevhibe İnönü Hanımefendi’yi son derece çirkin ve kadın onurunu zedeleyen ifadelerle hedef almak; yalnızca Cumhuriyet tarihine değil, Türk kadınına duyulması gereken saygıya da aykırı bir siyaset anlayışının yansımasıdır. Siyasi rekabet, kadınları aşağılayan ve aile mahremiyetini hedef alan söylemleri asla meşrulaştıramaz.

Ahmet Alperen Aydın bak şimdi sana hatırlatalım; bugün oturduğun o koltukta konuşabiliyorsan, eğitim görme, seçme ve seçilme, meslek sahibi olma, sosyal ve siyasal yaşamda eşit birey olarak yer alma hakkına sahipsen; bütün bunları hakaret etmeye kalktığın büyük devrimcilere, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, İsmet İnönü’ye ve Cumhuriyet devrimlerine borçlu olduğunu unutma.

Ama biz biliyoruz ki Fesli Kadirlerin, İskilipli Atıfların, Damat Feritlerin izinden gidenler ile kurucu değerlere hakaret edenler, gerçekte Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak tarihini, ortak vicdanını ve Milli Mücadele’nin mirasını hedef almaktadır.

Yine biliyoruz ki son yıllarda Lozan Barış Antlaşması’nın ve 1924 Anayasası’nın sistemli biçimde tartışmaya açıldığı, Osmanlı millet sistemine özlem duyan anlayışların cesaretlendirildiği, emperyalist çevrelerin Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını hedef alan önerilerinin yoğunlaştığı, hatta Kurtuluş Savaşı için “Neyden kurtulduk ki?” diyebilen anlayışların devlet yönetiminde yer bulabildiği bir dönemde, Lozan Barış Antlaşması’nın yıldönümü yaklaşırken onun başdelegesi İsmet İnönü’nün hedef alınmasını tesadüf olarak görmüyoruz.

Çünkü kurucu kadrolara yönelen her saldırının, gerçekte Cumhuriyetimizin temel felsefesini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter, laik ve tam bağımsız yapısını tartışmaya açma girişimlerinin bir parçası olduğunun farkındayız.

Bilesin ki o sivri dilin ile hakaret ettiğin İsmet İnönü; Kuvayı Milliye destanının kahramanlarından, Kurtuluş Savaşı’nın kaderini değiştiren İnönü Muharebeleri’nin muzaffer komutanı, Mudanya Mütarekesi’nin mimarlarından, Lozan Barış Antlaşması’nın başdelegesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ikinci Genel Başkanı ve Cumhuriyetimizin ikinci Cumhurbaşkanı olarak bu milletin tarihinde silinmeyecek izler bırakmış büyük bir devlet adamıdır.

Unutulmamalıdır ki Cumhuriyetimizi kuran kadrolar yalnızca bir devlet inşa etmemiş; bağımsız, çağdaş, laik ve eşit yurttaşlığa dayalı bir millet yaratmıştır. O kadrolara yönelen her saldırı, Cumhuriyetimizin tarihsel meşruiyetini tartışmaya açma çabasından başka bir anlam taşımamaktadır.

İsmet İnönü’yü hedef alanlar gelip geçicidir; ancak onun Milli Mücadele’deki yeri, Cumhuriyet tarihindeki hizmetleri ve Türk milletinin vicdanındaki saygınlığı sonsuza kadar yaşayacaktır.

Ne mutlu ki biz Kemalist devrimcilere; dün olduğu gibi bugün de Cumhuriyet’i, Atatürk’ü, İsmet İnönü’yü ve onun kurucu değerlerini kararlılıkla savunan milyonlar vardır” dedi.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.