İsmail Kaya; “Bu şehir; masa başında alınan kararlarla, tek kalemde elden çıkarılacak bir “emlak zengini şehir” değildir!”


İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’da, “Bursa’mızda hastane yapılmak üzere ayrılan bu alanları, bu arsaları satanlar, vatandaşları “sağlıktan mahrum bırakmaya” mahkum edenler ve insanlarımızı özel hastane kapılarında süründürenlerdir!
Bu ülkeyi yönetenlerin “ucuz yöntemi” artık iyiden iyiye afişe olmuştur; “Önce kamusal alanları değersizleştir,
sonra “atıl” diye göster, ardından da sat ve en sonunda da rantı belli çevrelere aktar!” Onların tek bildiği ranttır, talandır, yandaşa peşkeştir, soygundur! “Tarih yazıyoruz” diyorlar değil mi? Evet, yazıyorlar. Tarihin en büyük kaynak transferine imza atan bir iktidar olarak yazıyorlar! Kamunun hakkına hukukuna el koyarak, oradan rant devşirerek yazıyorlar! Nüfusu 4 milyona dayanan bir şehirden bahsediyoruz. Her geçen gün büyüyen, sanayisiyle, göçüyle, genç nüfusuyla genişleyen bir mega kentten, kabına sığmayan Bursa’dan söz ediyoruz… Ama ne hikmetse; Bu büyümeye paralel sağlık yatırımı planlamak yerine, Tam tersine, hastane yapılması gereken alanlar satış listesine konuluyor! Bugün Bursa’da vatandaş hastanelerde randevu bulamıyor, hastalar yatak bulamıyor, acil servisler dolup dolup taşıyor. Ama İktidarın önceliği ne? Yeni hastane falan yapmak değil…
Hastane yapılacak arsaları elden çıkarıp, boşalttığı hazineye takviye yapmak, oradan da yandaşa ulufe dağıtmak! Bu nasıl bir akıldır? Bu nasıl bir yönetim anlayışıdır? Yıllarca sağlık hizmeti verilmiş, gelecekte sağlık yatırımı için ayrılmış, Bursa’nın en kıymetli kamu arazilerine göz diken bu anlayış; ne plan bilir, ne kamu yararı ortaya koyabilir! Bu; doymak bilmeyen, varını yoğunu satıp, savıp tüketen bir mirasyedi zihniyetidir! Önce kamu alanlarını işlevsiz hale getir, sonra “boş duruyor” diye yaftala,
ardından satışa çıkar, sonra da bu milletin malını bir avuç ayrıcalıklı kesime devret! İşte kurdukları talan ve yapma düzeni tam olarak budur! Bugün alınan bu kararlar sadece bugünü değil, Bursanın gelecekteki 10 yılını, 20 yılını, hatta 50 yılını ipotek altına almaktır! Sağlık alanı satmak; geleceğin hastanesini satmaktır! Bir çocuğun yarın tedavi göreceği yatağı bugünden ortadan kaldırmaktır! Ve buradan açıkça söylüyoruz: Bursa sahipsiz değildir! Bu şehir; masa başında alınan kararlarla, tek kalemde elden çıkarılacak bir “emlak zengini şehir” değildir! Bu topraklar; Bursalıların ortak hakkıdır, geleceğidir, nefesidir! Bu yağma düzeninize asla sessiz kalmayacağız! Bu satışların her adımını tabii ki sonuna kadar takip edeceğiz! Her ihaleyi, her devri, her imzayı tek tek kamuoyunun önüne koyacağız! Ve halkımıza da çağrımızdır: Bursa’ya sahip çıkın! Çocuklarınızın geleceğine sahip çıkın! Sağlık hakkınıza sahip çıkın” diye konuştu.
