OKULLARA DAYATILAN RAMAZAN AYI ETKİNLİKLERİNDE, PAHALI ŞARKÜTERİ ÜRÜNLERİNİN NEDEN EN ÇOK RAMAZANDA TÜKETİLDİĞİ ANLATILACAK MI?
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, milli ve manevi değerler kazandırma adı altında, dini araç haline getirerek milli eğitimi dinselleştirme politikası sürdürmesine Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) tepki gösterdi. Dernek adına açıklama yapan Genel Başkan Prof. Dr. Tülin Oygür, “MEB, milli manevi değerlerimizi dinle eşitlemekten vazgeçmiyor,” diyerek sözlerine başladı. Açıklama şöyle devam etti.
“Yıllar boyu çeşitli tarikat ve cemaatlerle yapılan protokoller, sloganı ‘çevreme duyarlıyım’ olduğu halde dini etkinliklerle yürütülen ÇEDES projesi ve şimdi Ramazan ayı etkinlikleri. Hepsinin merkezinde din var.

“Oysa manevi değerlerimiz paylaşmacı, elsever, vicdanlı olmak, dayanışmayı, çalışkan ve üretken olmayı, doğaya saygıyı yaşam ilkesi saymaktır. Milli değerlerimiz binlerce yıllık şanlı tarihimiz, Atatürk’ümüz, bayrağımız, vatanımız, şehitlerimiz, gazilerimiz ve bağımsızlığımızdır.
“Neoliberalizmin kültürel saldırısı altında tek çıkış yolumuz, bu değerlerimizi eğitim bilimi ilkeleriyle çocuklarımıza kazandırmaktır. Maneviyat kazandırıyoruz diyerek yıllardır sürdürülen dinselleştirme dayatmalarına karşın bugün, çocuk ve gençlerimizi pençelerine almaya çalışan uyuşturucu, LGBT, sanal kumar, mafya benzeri şiddet ve çeteleşme gibi ciddi bir ahlaki ve kültürel yozlaşmayla yüz yüzeyiz. Halkımızı isyan ettiren budur!
“MEB’in, okulöncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin milli ve manevi değerlerini güçlendirme iddiasıyla hazırladığı Ramazan Ayı Etkinlik kılavuzuna bakıyoruz ve şaşırıyoruz!
“Etkinlik diye tarif edilen birçok iş zorlama derecesinde dinle, Ramazan ayıyla ve oruçla ilişkilendirilmiş. Örneğin, merak ediyoruz; neden çocuklar Ramazan etkinliği diye günlük tutuyor, neden sevdikleri bir yemeğin tarifini yapıyor? Ramazanın sofra kurmayı öğrenmekle ya da gazete çıkarmakla ne ilgisi var? Bu etkinlikler her ülkede ve bizde eğitim faaliyetleri içinde yapılagelir. Ramazanda olunca bu faaliyetlere nur mu yağıyor! Çocuklardan iftar sofrasında ve dua ederken fotoğraf çekip getirmeleri isteniyor. Getireninki panoya asılacak, çocuk din kisvesiyle ödüllendirilecek!
“Hevesle etkinlik kılavuzunu tarıyoruz, acaba para babalarının bin bir çeşit yemekle donatılmış iftar ziyafetlerinin, orucun anlamı olan paylaşmacılıkla, ‘fakirin halinden anlamak’la ne ilgisi var diye sorulmuş mu? Acaba insanımız et yemeğe hasret kaldığı halde neden et ve şarküteri tüketimi en çok Ramazanda oluyor diye bir soru var mı? Rehberi hazırlayanların aklına gelmemiş, Sayın Milli Eğitim Bakanına biz soralım: Ramazan etkinliklerinde çıkıp bu gerçekleri soracak öğrencileriniz olursa, onlara anlatacak neyiniz var Sayın Bakan?
“Okullara Dayatılan Ramazan Ayı Etkinlikleri Din Üzerinden Çocuklarımızı, Öğretmenlerimizi, Velilerimizi Ayrıştırmaktır!
“Din Kültürü ve Ahlak dersi öğretmenlerimizin Ramazan ayını ve orucu çocuklarımıza, eğitim bilimin esaslarıyla doğru şekilde öğreteceklerini biliyoruz. Ama MEB’in aradığı bu değildir.
“MEB’in Ramazan ayı etkinlikleri; evinde oruç tutulmayan veya ebeveynlerinin oruç tutmasına karşı oldukları veya Müslüman olmayan çocuklarımızı yok saymaktadır ve bu nedenle açık bir dayatmadır. Buradaki ‘onlar ayrı, bizden değil’ bakışı, birliğimizi güçlendirme ve bütünleşme yolunda her kesimin uğraş verdiği bugünümüzde, ülkemize yapılacak en büyük kötülüktür. Bu programın gönüllülük esasıyla yürütüleceğini söylemek dahi, doğrudan çocuklarımızı, öğretmenlerimizi, velilerimizi ayrıştırmaktır.
“Etkinlikte görev almak istemeyen öğretmenler, okul yönetiminin baskısıyla karşılaşacaklardır. Çocuklar birbirini işaretleyecekler ve belki de bu durumu zorbalığa çevirenler olacaktır.
“Kamusal alan olan eğitim kurumlarımızı, eğitimi dinselleştirme dayatmasıyla herkese ait olmaktan çıkarmaya hiçbir otoritenin hakkı yoktur. Buna ne Anayasamız ne de Milli Eğitim Temel Kanunumuz izin verir.
“Milli Eğitim Bakanlığını; bilimsel ve laik eğitimi tırpanlamaktan, kız ortaokulları açarak karma eğitimi hedefe koymaktan, din esaslı ÇEDES projesini ve Ramazan ayı etkinliklerini okullara dayatmaktan vaz geçmeye davet ediyoruz. Yaşadığımız iç ve dış zorluklara karşı milletçe bütünleşmemiz gerekirken, birbirimizi ayrıştıran bu uygulamaların tehlikeli olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.”