Cihangir Dinç ‘Doğalgaz Yakıyor, Elektrik Çarpıyor’
Geçtiğimiz hafta ‘Su Faturalarını gündeme taşıyan Dinç bu hafta ise cep yakan Elektrik ve Doğalgaz faturalarını gündeme taşıdı.
2025 yılında başlayan enerji fiyatlarındaki artış grafiğinin, 2026 yılının ilk ayında da vatandaşın belini bükmeye devam ettiğine vurgu yapan başkan Dinç konuşmasının devamını şu sözleler getirdi.

“Geçtiğimiz yıl elektrikte Nisan ayında yapılan %25’lik ve doğalgazda Temmuz ayında yapılan %24,6’lık artışların ardından, 2026 yılına da her iki kalemde yaklaşık %15 ile %20 oranındaki zamlarla girildi. Ocak 2026 itibarıyla yapılan son düzenlemelerle birlikte, ortalama bir hanenin sadece ısınma ve aydınlatma gideri geçtiğimiz yıla oranla ciddi ölçüde katlandı. Elektrikte uygulanan kademeli tarife sınırı olan günlük 8 kWh (aylık 240 kWh) tüketimi aşan bir vatandaşın faturası, yüksek birim fiyat nedeniyle hızla yükseliyor. Özellikle yıllık 3.000 kWh limitini aşan ‘yüksek tüketimli’ konutlar için devlet desteğinin azalması, faturaları sanayi tarifesine yaklaştırıyor. Doğalgazda da, birim metreküp fiyatının devlet desteği sayesinde vergiler dahil 11-12 TL bandına çıkmasıyla, kış aylarında 250 m³ tüketen bir ailenin sadece ısınma maliyeti 2.800 TL’yi aşmış durumda.” Şeklinde değerlendirme yapan Dinç son olarak şu cümleleri kullandı.
“Sonuç olarak görüyoruz ki, vatandaşın tek sorunu zamlar değil. 2026 yılıyla birlikte devreye giren yeni sübvansiyon kuralları çerçevesinde ‘gizli zam’ etkisini de beraberinde getiriyor. Belirlenen yıllık tüketim limitlerini aşan aboneler, daha önce yararlandıkları devlet desteğinden mahrum kalarak gerçek piyasa maliyetleriyle karşı karşıya kalıyor. Bu durum, orta gelirli bir aileyi bile yüksek tüketimli kategorisine sokma riski taşıyor. Temel bir ihtiyaç olan ısınma ve aydınlanma masraflarının, asgari geçim standartlarını zorladığı bir dönemden geçiyoruz. Yerel esnaf ve vatandaşlar, artan maliyetler karşısında hem ısınma kalitesinden ödün vermek zorunda kalıyor hem de diğer ihtiyaçlarından keserek faturalara kaynak ayırıyor. Yetkililerin, özellikle dar gelirli kesim için destek sınırlarını genişletmesi ve enerji kalemlerindeki vergi yükünü hafifletmesi acil bir ihtiyaç haline gelmiştir. Kaldı, devlet desteği dediğiniz olay sadece algıdan ibarettir. Bu faturalar devlet tarafından yani hazineden ödeniyor. Dolaylı olarak da sonuç itibariyle yine halkımız tarafından ödenmiş oluyor. ” Diyerek sözlerini noktaladı.