Zeytin, İşsizlik, Pahalılık, ve Halkın Gündemi

Merhabalar

İşsizlik konusunda Gemlik ve yakın çevresinden bir çıkışla başlangıç yaptığımızda aklıma ilk gelen kaçınılmaz olarak zeytin ve zeytin üreticileri ile ilgili kısmı oluyor

Zeytin üretiminde 1970 li ve 80 li yıllara göre özellikle 90 lı yıllardan itibaren artış gösteren giderler sürekli yükselmeye başlamış, özellikle son 10 yılda tavan yaparak üreticileri oldukça zor durumda bırakmış, birçok zeytin üreticisi zeytinliğine bakamaz hale gelmiştir.

Üreticilerin birçoğu ailece çalışarak yövmiyeci tutmadıkları halde giderlerini karşılayamaz hale gelmişlerdir

Zeytin üreticiliği çok emek ve harcama gerektiren bir iştir

*Zeytinliğin sürülmesi

*Akaryakıt gideri

*Gübreleme

*Sulama

*İlaçlama

*Hastalıklara karşı mücadele giderleri

*Toplanması

*Budama işleri

*Zeytinlerin Seçilmesi

*Nakliye vb genel giderler

Bu kadar emekten sonra zeytinleriniz adet/kg ına göre fiyatı belirlenerek satışı yapılmaktadır., tabiki bu arada zeytin piyasasında maalesef çek ve senet benzeri alışverişlerle zaman zaman üreticilerin dolandırılması da işin cabası.

Zeytin üreticiliği 2000 li yıllara kadar Gemlik nüfusunun çok önemli bir bölümünün geçim kaynağı idi ve kar oranı şimdikinden çok iyiydi bunun ana sebebi ise giderlerin  şimdiye göre çok daha düşük olmasıydı, hatta üreticiler ailesel olarak en önemli maddi ihtiyaçlarının karşılanmasını., örneğin çocuklarına düğün yapacaklarsa, ev alacaklarsa, işyeri vb. durumlar için maddi destek sunacaklarsa ve genel olarak harcama gerektiğinde hep zeytinden sonraya göre programlarlardı.

son 10/15 yılda ise sermayesi güçlü olanların üreticilerden düşük fiyatlara alıp işleyerek yüksek fiyata satıp kar sağladıkları, üreticilerin ise giderlerini bile ya karşılayamadıkları yada zor karşıladıkları  döneme dönüştü.

Zeytin üretiminde geldiğimiz noktaya baktığımızda kurulan bazı kooperatiflerin her ne kadar üreticilere faydası olsada, maalesef bir çoğu şirket mantığıyla yönetildiğinden istenildiği ölçüde fayda sağlamamaktadır, oysa yapılması gereken tamamiyle üreticilerin çıkarlarına hizmet edecek ve farklı kar amacı hedefi olmayan kooperatifler olmalıdır, bu ve benzeri çalışmalar yapılmadığı ve üreticiler örgütlenmedikleri sürece  emeklerinin karşılığını  alamayacakları gerçeğiyle yüzyüze olduklarını görebiliyoruz.

Zeytin üreticiliğinde giderlerin çok yükselmiş olması, birçok üreticinin zeytinliklerini satması, bazı zeytinlik alanların imara açılması vb. birçok sebeplerden dolayı özellikle Gemlik ve yakın çevresinde pek kimsenin dikkatini çekmeyen bu durum aslında gizli bir işsizler ordusu da yaratmıştır, bunu bir örnekle açacak olursak bundan 15/20 yıl öncesine kadar Gemlik’te insanlara ne iş yapıyorsun diye sorduğunuzda tahminimce en az  % 15’i  size zeytin üreticisiyim diyebilirdi ve buda kabaca hesap ile aile olarak ele aldığımızda ve bu rakamı ortalama 3 ile çarptığımızda nüfusun % 45’i etmekteydi. şu anda aynı soruyu sorsanız, ben zeytin üreticisiyim diyenlerin sayısı % 5’i geçeceğini sanmıyorum

İşsizliğe genel olarak baktığımızda ise Tuik’in açıklamasına göre %13.5 olan işsizlik oranı, DİSK araştırma merkezinin raporuna göre ise gerçekleri yansıtmadığı belirtilerek geniş tanımlı işsizlik oranının %20,  işsiz sayısının ise     7 milyon 199 bin olduğu belirtildi.

DİSK AR’dan yapılan açıklamada “Asıl mesele iş! , İşsizlik artıyor. İstihdam azalıyor. Kayıtdışılık artıyor. İşgücüne katılım azalıyor” şeklinde

Raporda yer alan verilere göre:

İşsiz sayısı son yılda 817 bin kişi arttı.

İstihdam 1 yılda 623 bin kişi azaldı.

Her 4 gençten biri işsiz.

Her 4 işsizden biri üniversite mezunu.

Tarım dışı işsizlik yüzde 13,5’ten yüzde 16,4’e yükseldi.

Kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 36’ya yükseldi.

Tarım dışı kadın işsizliği yüzde 22,3.

Ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı yüzde 28,6.

Raporda işsizlikteki artış eğilimi ve istihdamdaki azalma eğiliminin devam ettiği, işgücüne katılım oranının yüzde 54’ten yüzde 53,5’e gerilediği, işsizlikteki artışın dikkat çekici bir şekilde yüzde 11,4’ten yüzde 13,8’e yükseldiği belirtildi.

Ancak ne gariptir ki birçok konuda olduğu gibi uzmanların açıklamasına göre Tuik’in açıklamları bu konuda da gerçekleri yansıtmıyor

Ülkemizde maalesef resmi kurum veya temsilcilerinin açıklamalarına göre adeta *işsizlik arttıkça, işssiz oranı düşüyor

*Hayat pahalılığı arttıkça enflasyon düşüyor

*İthalat arttıkça üretim yükseliyor

Bütün bu olumsuzluklara rağmen iktidar temsilcileri örneğin kanal İstanbul ile açıklamalarında olduğu gibi halkın taleplerini görmezden gelen  ve kendinin haricinde hiç kimseyi önemsemeyen ve reddeden dediğim dedik çaldığım düdük misali hareket etmeye devam etmekte olup, Devlet fabrika yapmaz, devlet herkese iş bulmak zorunda değil, devlet eğitimle uğraşmaz, şehir hastahaneleri yapımındaki zarar için millet için yaptık vb. garip açıklamalar yapmaya devam etmekteler., peki adama sormazlarmı ‘’devlet ne için var’’

‘’siz ne için varsınız’’ diye

Gelinen nokta da ise Halkın gündemi ile iktidarın gündemi kesinlikle örtüşmemektedir

İktidarın gündemi;

2015 yılında tanıtılanlar gibi seçim propagandasına kurban gitmezse 2022 de seri imalatına başlanıp yollarda olacağı söylenen yerli! otomobil, rant uğruna halka ve bilime inat ne isteseniz de istemeseniz de yapacağız denilen kanal ki bunun teknik açıdan doğru olduğunu savunan bilim insanları.! Her nedense hiç konuşmuyorlar, bunların yanısıra hepimizin bildiği gibi Suriye, Libya

Halkın gündemi ise;

*işsizlik

*hayat pahalılığı

*asgari ücretin düşüklüğü

*emekli maaşlarının düşüklüğü

*EYT mağdurlarının sorunları

*sözleşmeli öğretmenlerin durumu

*atanamayan öğretmenler

*eğitimin bozukluğu

*sağlık hizmetlerindeki aksamalar ve karşılanmayan ilaçlar

*lösemili çocuklar vakfının ruhsat verilmeyen hastahanesi

*doğa katliamı

* tarım ve hayvancılığın her geçen gün kötüye gitmesi

*sanata ve sanatçılara, aydınlara, gazetecilere, avukatlara yapılan baskılar

*kayyumlar

* çocuk tecavüzleri

*kadın  cinayetleri

*çocuk evlilikler

*adalet

*eşitlik

*özgürlük

Akp nin sık sık en büyük yatırımları biz yaptık diyerek övündükleri yollar ve köprülerin ülkemize bir faydası olmadığı gibi halkın sırtına yük olduğu gerçeğinide göz önünde bulundurduğumuzda

Halkın her geçen gün yükselen sesi ne diyor duyuyormusunuz?

Kanal istanbuldan, yerli otomobilden, köprülerden, paralı yollardan, Libya’dan, Suriye’den bana ne ulan..!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: