Düzgünlük-19

 

CLXII.

BATI MEDENİYETİ → vitrin medeniyetidir

Vitrinindeki konu mankenleri [İZM] ler ile

insanlığın dikkatini çeker, dikkatini sabitler

son olarak da insanlığın [DİKKAT] ini zehirler.

Batı medeniyetinin en büyük başarısı da budur.

Bir takım evrensel değerler yutturmacasıyla

kendi dışındaki halkların, coğrafyaların

[DİKKAT] ini çeker, [DİKKATİNİ]  yönetir

son olarak da insanlığın [DİKKATİNİ] dağıtır

Demokrasi, özgürlük, insan hakları

hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerin

biricik üreticisi, biricik sahibi olduğu algısı ile

kendi coğrafyası dışındaki yerlere çöker.

Çöktüğü yerlerde, halkların dikkatini zehirler

kaynaklarını aşırır, huzurunu aşırır.

Batı, bizim de [DİKKAT] imizi zehirledi.

Zehirlemeye de devam ediyor.

Siyasetçilerimizden bürokratlarımıza

Akademisyenlerimizden, gazetecilerimize

İşadamlarımızdan, iş görenlerimize

Toplumumuzun her kademesinde, her alanında

Batı’nın argümanları, verileri kullanılmakta

[DİKKAT] imiz o denli zehirlendi ki

Batı Medeniyetinin “ evrensel”  yutturmacalarıyla

Amerika’yı sürekli yeniden keşfediyoruz.

Batı → tereciye tere  satıyor. Biz de alıyoruz.

Batı Medeniyeti → vitrin medeniyetidir.

Vitrinindekiler bakılıktır, kendi dışındaki halklar

ancak o vitrinin seyircisidirler, taklitçisidirler

Evrenselliği kendi içinde, kendi insanına

kendi hayvanına, kendi çevresine göre işlevseldir.

Kendi dışındaki coğrafyalar, insanlar

onun için koca bir hiçtir, dolgu maddesidir.

 

CLXIII.

DURMAYALIM → yoksa düşeriz…

Hayırdır !  Uzayda koloni mi kuruyoruz..

Eğer öyle ise doğru, durmayalım yoksa düşeriz

Ama öyle değil.  Tüketim kolonisi olduk

Üretmediğini tüketen toklukta sınır tanımayan

insanlardan oluşan bir koloni kurduk.

Bu yüzden birazcık duralım

Birazcık duralım ki düşünelim.

Düşünmek için bir an durmak gerek.

Ne yaşadığımızın farkında değiliz

Yaşıyoruz yaaa işte…

Sanki keşiften keşife koşuyoruz da

Durduğumuz an tepetaklak düşeceğiz.

Hayır !… öyle değil..

Çılgınca bir yaşam tarzının

Çılgınca bir eğlence tarzının

Çılgınca bir tüketim tarzının

ardı sıra çılgınca koşuyoruz.

Kanaat, tasarruf tamamen yabancı bize

Bu yüzden bu çılgın koşuya biraz ara verelim

Durup biraz düşünelim diyorum.

Yoksa durup düşünmeden devam edersek

sanırım düşmek hafif kalacak, çakılacağız

Neyin peşinden, kimin peşinden

Ne için, kimin için koşturduğumuzu

bilmek, anlamak için birazcık duralım

Düşünmek için birazcık duralım.

 

CLXIV.

EVRENSELLİK → bir masal

Aidiyeti yok etme aracı

Batı medeniyetinin dayatması

Kendi ürettiği değerler evrensel

Kendi dışında kalanlar yerel ya da ilkel

Kendi kültürü evrensel, diğerleri yerel

Batı kültürü çağdaş, diğerleri çağdışı.

↓  ↓

Shakespeare evrensel  ↔ Yunus yerel

Marks evrensel ↔  Bedrettin yerel

Mozart evrensel ↔ Itri yerel

↓ ↓

Öyle mi… yok öyle değil.

Onların yerel dediği, benim evrenselim

Onların evrensel dediği, onların yereli

Onlara yerel olan bana evrensel değil.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: