Hey.! Amerika severler günaydın!

*Günaydın çocuğu Amerika vatandaşı olsun diye doğum yaklaşınca eşini Amerika’ya götüren vatanseverler.!

*Günaydın Amerika bayraklı kazaklar örüp giyince kendini kafdağında görenler

*Günaydın bir Amerika’lı politikacıyla fotoğraf çekilince ağzı kulaklarına varanlar

*Günaydın ülkemizde 100 yıldır kahrolsun emperyalizm diyenlere vatan haini diyen vatanseverler.!

*Günaydın Karaköy pezevenklerinin çırakları

Eeee bu günaydının ardından Amerika severlere Amerika’nın gerçek yüzünü tarihin kara sayfalarındaki süzgecinden birazcık çıkaralım

***

Tarihine şöyle bir göz gezdirdiğimizde Amerika’yı ilk kuranlar ağırlıklı olarak İngiltere ve Almanya’dan göç edenlerden oluşuyor. Yönetimde ağırlığını koyanlar ise İngilizler. Yani, Anglo-Sakson olarak tabir edilen kesim.

Anglo-Saksonlar 5’inci yüzyıl, ortalarında Britanya’ya gelerek yerleşen üç Germen kavminin ortak adı. Yani Anglar, Jutlar ve Saksonlar. Angllar ve Saksonlar ise aynı dönemde Doğu Britanya’ya göçmüş iki ayrı kavim.

Birlikte oluşturdukları ve bugünün İngiltere’sinin temeli olan kültürü ortaya çıkaran iki kavim de bunlar. Temel olarak batı Germen kabilesi, yani Anglar, Saksonlar ve Jutlar, 5. yüzyılda İngiltere’nin çökmekte olan Batı Roma lejyonları tarafından terk edilmesi üzerine, bu toprakları ele geçirdi.

 

Tarihte barbar olarak anılan bu üç kavim, ağırlıklı olarak Saksonlar, ülkedeki Roma kökenli uygarlığı tamamen yok ederek sağ kalan halka kendi etnik yapılarını kabul ettirdi. Bunun sonuncunda İngiltere bugünkü hem Avrupa’da, hem de Avrupa’nın dışında etkin yapıya sahip oldu. Günümüzdeki göçmenleri kendilerinden saymayan Amerika’nın seçkinleri, bu kökene dayanıyor. Ve kendilerini Anglo-Sakson olarak tanımlıyor.

***Kristof Kolomb’un 1492’de Amerika’ya ayak basmasından 1886 yılına kadar geçen yaklaşık 400 yılda 70 milyon Kızılderiliyi katlettiler bu tarihin en büyük soykırımlarından biriydi .

Beyaz Anglo-Sakson Protestan yayılımcı politikaları nedeniyle Amerikan yerlilerinin kendi vatanlarında çektiği acılar hiçbir zaman bitmedi. Tarihsel süreçteki kıyımın büyüklüğü nüfus oranlarıyla da gözler önüne seriliyor.

***Amerikan ordusuna karşı savaşan Kızılderili kabile şefi Oturan Boğa Amerikan WASP’ları hakkında şöyle diyor:

“Sahip olma isteği onlarda bir hastalık olmuş. yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor.”

*** 1900’lerin başında 62 milyon olan Amerika Birleşik Devletleri nüfusu bugün 315 milyonun üzerinde. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en büyük etnik grubu 50 milyon ile Alman asıllı Amerikalılar oluşturuyor.

 

ABD’de Etnik Dağılım

– Alman          : 50 milyon

– İrlandalı       : 40 milyon

– İngiliz          : 30 milyon

– Meksikalı     : 28 milyon

– İskoç            : 25 milyon

-italyan          : 18 milyon

-polonyalı     :  10 milyon

-fransız          :  10 milyon

*** 90 milyon Afrikalı’yı köleleştirdiler

Amerika Birleşik Devletleri; Kızılderililer’in ve Afrikalı kölelerin kanı üstüne kurulmuştur. ABD, toplamda 70 milyon Kızılderili’yi katletmiştir. O dönemde dünya nüfusunun 5’te birini Kızılderililer oluştururken bugün yok denecek kadar azlar. 1517’de İspanya kralı tarafından plantasyon köleliği Amerika’daki İngiliz kolonilerince de sürdürüldü. Köle ticaretinin sürdürüldüğü 400 yıl boyunca Afrika 75 ile 90 milyon arasında genç erkeğini yitirdi. Karaib Adaları’ndaki halkın yüzde 90’ı da köleleştirildi.

Dünyanın her yerinde katliam yaptı

AMERİKA’nın işkencelerini belgeleyen Carol Richardson’un ‘What does god require Working to close the ‘school of assassins’ adlı eserinde yer alan Amerika’nın bazı katliamları ve işkenceleri ise şöyle:

– 1898’de Meksika’yı işgal etti, aynı yıl Küba’ya girdi.

– 1921 yılında Nikaragua’yı işgal etti. Anti-emperyalist direnişin başını çeken Sandino ve 300 kişiyi katletti.

– 1945’te Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atom bombası atarak bir anda 250 bin kişiyi vahşice öldürdü.

– 1950-1953 yılları arasında yüz binlerce yurtsever Koreli’yi katletti.

– 1954’te binlerce Guatemalalı’yı öldürdü.

– 1950-1959’da Küba’da 60 bin kişi, ABD destekli Batista birliklerince katledildi.

– 1965’te Dominik’e paraşütçülerini indirdi ve 10 bin Dominikli’yi katletti.

– 1973’te Şili’de CIA’in düzenlediği darbe ile 30 bin kişi katledildi.

– 1975’te Vietnam’dan kovulduğunda arkasında milyonlarca ölü ve sakat bıraktı.

– 1970-1975 yılları arasında Kamboçya ve Laos’ta,1 milyon insanı katletti.

– 1989’da Panama’ya asker çıkardı ve 5 bin Panamalı’yı katletti.

– 1991’de Irak’ın Kuveyt’e girişini bahane ederek diğer emperyalist güçleri de ardına takarak Irak halkına karşı bomba yağdırdı. Dünyaya demokrasi hamiliği yapan Amerika’nın Ortadoğu’daki sivil katliam sicili hayli kabarık. Amerika, taşeron örgütler üzerinden karıştırdığı Ortadoğu’da sadece Afganistan, Pakistan, Irak ve Suriye’de 2 milyondan fazla insanın kanı döktü, 13 milyon insan yerinden yurdundan oldu, mülteci durumuna düştü.

***50 yıllık tarihi yüzkarası olaylarla dolu olan ABD’nin zulüm ve soykırımları saymakla bitmez. Birleşik Devletler, bağımsızlığını ilan etmeyi başardıktan sonra, topraklarını genişletmek amacıyla 1830 yılında çıkarılan “Kızılderili Tehcir Yasası” ile bölgede yaşayan tüm yerlileri kendi topraklarından çıkardılar.

ABD’nin resmi devlet politikası olan Kızılderili soykırımı, Nazi Almanyası’nda Yahudilere karşı uygulanan soykırımdan çok daha büyük bir soykırımdı. ABD’nin resmi makamları Kızılderili kellesi başına 5 dolar ödemişti. ABD’liler, “Bu vahşi hayvanların yani Kızılderililerin tamamen imha edilmesi gerekiyor”, En iyi yerli ölü yerlidir politikasıyla kıtayı binlerce yıldır üzerinde yaşayan yerli halkın elinden zorla almıştı. Bu kapsamda ilk biyolojik silah, Kızılderililer üzerinde uygulandı.

Amerika Birleşik Devletleri demek; uygarlıkların ve kültürlerin yıkımını demektir. Mazlumların kanlarını emerek sömüren bu devlet, “demokrasi, insan hakları ve özgürlük” vaatleriyle kendi zihniyetini, sömürü düzenini, politikasını sürdürmeye devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri tarihi demek;  gerçek anlamıyla işgallerin, savaşların, soykırımların, işkencelerin, haksızlıkların, kan ve gözyaşının tarihi demektir. Amerika yaptıklarını meşru göstermek için çizgi romanları, Hollywood filmleri ve yalan yazan bir sürü tarih kitapları ile tüm dünyayı aldatmaktadır. Örneğin çoğu Amerikan çizgi romanlarında, filimlerinde, tarih kitaplarında Kızılderililer, kafatası avcısı, barbar, vahşi, saldırgan ve psikopat olarak dünyaya empoze edilmiştir. Halbuki vahşi, barbar, psikopat ve saldırgan olanlar bizzat kendileridir.

Köle ticareti sırasında 19. yüzyıla kadar toplam 34 milyon 500 bin Afrikalı ve Orta Doğulu kölenin katledildiği biliniyor.  35 milyon insanı vatanlarından kopararak köle olarak kullandıklarını tüm tarihçiler kabul ediyor.

İngiliz Parlamentosu’nun raporlarına göre 1768′de Afrika’dan Amerika’ya İngilizler 60.000, Fransızlar 23.000, Hollandalılar 11.000, Portekizler 1.700 köle götürmüş, o yılda toplam satılan köle sayısı 97.500’ü bulmuştu. 1787 yılında bu sayı 100.000 zenci köleye ulaşmıştır. Amerika’da 1681 yılında 2 bin Zenci köle varken 1790 yılında 700,000 sayısına, 1860 yılında ise 4 milyona yükselmiştir.  16. yüzyılla 19. yüzyılın ortalarına kadar toplam 15 milyon zenci köleleştirilerek Amerika Kıtası’na getirildi. Kölelerin can kayıpları da düşünüldüğünde Afrika’dan koparılan ve gemilere yüklenerek getirilen zenci sayısının 35 milyonun üzerinde olduğu varsayılmaktadır.

Dünyadaki tüm darbelerin arkasında ABD vardır. Latin Amerikalılar şöyle der : “Amerika kıtasında sadece ABD‘de darbe olmaz; çünkü sadece orada ABD büyükelçiliği yoktur.”

Bu maskeler altında Amerikayı daha yakından tanımak üzere Amerika’nın son yüz yıl içerisinde gerçekleştirdiği işgalleri, saldırıları ve savaşları incelemek yeterli olacaktır.

Tarihi yüz karası kan, zulüm ve katliamlarla dolu olan ABD, başta Vietnam, Japonya ve Kore olmak üzere, tarihi sırasıyla Küba, Panama, Guetemela, Nikaragua, Meksika, Filipinler, Afganistan, Irak, İran ve Suriye’de yüz binlerce sivili öldürüp, dünya tarihinin en büyük vahşet ve katliamlarına imza atmıştır.

son yıllarda özellikle Küba üzerindeki  baskılarını ve ajansal faaliyetlerini yoğunlaştıran ABD başkanı Trump geçtiğimiz aylarda bir açıklama yaparak Amerikalıların Küba’ya turizmini ve gemi turlarını yasakladığını duyurmuştu Küba’ya karşı uygulanan ambargo ve ablukanın daha da yoğunlaşması için son günlerde adeta  elinden geleni ardına koymamaktadır., ancak Küba halkı bu ambargo ve abluka ile ilgili baskıların çoğalmasına karşılık dayanışmasını yükseltmiş ve ‘’ya vatan ya ölüm’’ ile ‘’teslim olmayacağız’’ sloganlarını öne çıkararak 60 yıllık direnişlerini sürdüreceklerini ilan etmişlerdir.

ABD Dünya’nın birçok ülkesinde ya işgal yoluyla ya da darbe girişimleriyle ve özellikle DEMOKRASİ götürme adıyla katliamlar yapmaya milyonlarca insanın kanını dökmeye devam etmektedir.

Ancak dünya halkları artık artık Amerikan emperyalizminin demokrasi  safsatasına inanmıyor

Amerika’nın orta doğuda da bu katliam ve işgalleri devam ediyor Kürt Halkını da destekliyormuşçasına hareket ederek kendine yeni bir sömürü tezgahı daha yaratmaya çalışmaktadır

Amerika emperyalizminin dünyanın hiçbir halkına demokrasi götürmeyeceği ve Amerika postalları altında hiçbir halkın özgürlüğüne kavuşamayacağı aksine köleleşeceği gerçeği gün gibi gözümüzün önündedir.

Bunun için diyoruz ki illede düşman arayacaksak

Ortak düşman Amerika’dır

Onun için diyoruz ki yıllardır Amerika bizim dostumuz diyenler ve anti faşist, anti emperyalist mücadele içerisinde olanlar bu ülkenin gerçek vatanseverleri devrimcilere vatan haini diyenler şimdi çıkmışlar

Amerika bizim dostumuz değil düşmanımızdır diye bas bas bağırıyorlar

Amerika emperyalizmi dünya’daki savaşların ve katledilen milyonlarca insanın dökülen kanlarının ana  sorumlusudur

Onun için diyoruz ki ülkemizde idam sehpalarına giden

Deniz’in , Yusuf’un Hüseyin’in ve onlarca devrimcinin ilk sloganı hep

KAHROLSUN EMPERYALİZM olmuştur

Onun için diyoruz ki

GÜNAYDIN AMERİKA SEVERLER …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: