• DOLAR
    5,8436
    %0,53
  • EURO
    6,5108
    %0,73
  • ALTIN
    277,64
    %0,61
  • BIST
    7,7974
    %0,49
Bu gece düşlerime girmeyecektin – SERGÜZEŞT!…

Bu gece düşlerime girmeyecektin – SERGÜZEŞT!…

Gemlikli bir yazar, “Değerli Edebiyat Öğretmenim Serdar Ünver bir kez daha çıldıracak, biliyorum ama ben Gemlikli yazar olmayı, Gemlikli Yazar kalmayı düşlüyorum!… Değerli Öğretmenim Serdar Ünver’e göre, yazarın memleketi olmaz çünkü! Yani Trabzonlu Yazar, Konyalı Yazar, Muğlalı Yazar, Eskişehirli Yazar, Bursalı Yazar sıfatlarını kabul etmez Serdar öğretmenim. Aslında edebiyat evrensel ise, Serdar Ünver Öğretmenim sonuna kadar haklıdır. Ama ben halen yerel yazmaktan öteye gitmiş değilim! Yani kelimelerimin seçiminde ben de haklıyım!) Evet, Gemlikli bir yazar gençlik öfkelerini öğüte öğüte ancak çocukluk iyiliklerini düşlerini büyüte büyüte yaşlanır…

Büyümeden mi yaşlandım, yoksa yaşlandıktan sonra mı büyüdüm, bunu inanın henüz anlamadım. Bildiğim tek şey, okuduklarımı, yaşadıklarımı, gördüklerimi, iyilikleri ve kötülükleri unutmamam, halen çocuksu bir saflık ve büyülü düşlerle hayallerimin dünyasında yaşamayı, mutluluk saymamdır. Bir de analiz yeteneğim ile birlikte her daim gençlik öfkelerimdir beni ayakta tutan…

Kanlı bir coğrafyada, “etnik çatışmalar” tuzağında, emperyalistlerle bir arada 100 yıl sonra bir kez daha Kurtuluş Savaşı veriyoruz. BOP eş başkanı halen kim? Perde arkasında kimler var? Genel kurullarda gösterilen İsrail haritalarına rağmen İsrail ile kimlerin çocukları ticaret yapıyor, kimler derin ilişkiler içinde, kimler kimlerle danışıklı dövüş yaparak, bu ülkeyi satıyor? ABD, İngiltere, İsrail Şeytan üçgeni PYD-PKK ve DAEŞ’e tırlar dolusu silah sattı. Türkiye’de haklı olarak güvenlik koridoru istiyor. Uluslar arası terör örgütleriyle sınır güvenliği için savaşıyor. ABD menşeli füzelerin 32 kilometre menzili olduğu söyleniyor. Öyleyse haklıyız. Ancak sorun şu; Ya 33. Kilometre de ne olacak? Biz 32 kilometrelik güvenlik koridorunu kurduk, başardık diyelim ki başaracağız, bu kez 33. Kilometre de ve ötesinde aynı güvenlik sorunu ortaya çıkmayacak mı? Büyük İsrail ideası uğruna bu Kürdistan bir şekilde kurulacak ta, Türkiye bunun sınırları konusunda mı kavga veriyor? Ya bu kadar şehit?

Türkiye’de Fetö tehlikesi bitti mi? Fetö darbe girişimi dahil ölümcül diğer tehlike olarak Türkiye’nin dış politikasına müdahale edip, 3. Abdülhamit, 2. Atatürk ütopyalarını medya kuruluşlarıyla birlikte birilerine Yeni Osmanlıcılık olarak, resmi dış politikamız yaptırdı mı?  Bunları tarih yargılayacak. Gemlik’ten kafa tutacak değilim… Ama haksızlık karşısında susan da dilsiz şeytan değil midir?

Kafkasya, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Balkanlar… ABD 70 milletten oluşur, yurttaşlarının her biri Amerikalıyım der. Bizim gen haritamız daha derin, daha zengindir, biz de Türküm demek yasaklanır, niye? Yugoslavya, Bosna neden bölündü, parçalandı? Gemlikli gaziler ile de gezdik, gördük, Lefkoşe iki ayrı bölge yapılmış, Batum, Tiflis topyekun bir etnik kazımayla yüz binlerin ölümü ve şehri terk etmesine şahit olmuş. Rusya Çeçenistan’ı iki arı savaşta ezerek sindirmiş. Etnik çatışmalar tuzağı dediğim budur.

Geçtiğimiz 20 yıllık süreçte ABD’nin İslam Dünyası ve Orta Doğu’yu kontrol için ılımlı sivil işbirlikçileri nasıl aradığını ve hatta oluşturup önce hayata sonra iktidara ardından da cephelere sürdüğüne şahit olduk. Mısır’da Müslüman Kardeşler, Türkiye’de de belli!…

Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu Coğrafyası… İskender’in, Sezarların, Perslerin, Bizanslıların, Moğolların, Napolyonların, hatta Fatihlerin, Kanunilerin çağlarında dahi bu kadar büyük coğrafyalarda bu denli insanlar ölmemiş, bir düşündünüz mü?

Ya piki, Wikileaks belgelerini hatırlayan var mı? ABD elçiliğine, benim takıldığım AVM arkasındaki değerli ağabeyim Abdullah Yaşar’ın çalıştırdığı Harbi Çay Ocağı ve yine değerli ağabeyim Sezai Tutal’ın sahibi olduğu Joker barına takılan insandan daha fazlası uğramış. Danışmış, görev almış, fikirler beyan etmiş!… Türkiye’de Gemlik’te esnaf bitirildi. Ama ABD elçiliği sayemizde çok iş yapıyor!…  Ve bir başka unutulan, Suriye mayınlı arazileri İsrail’e kim satmıştı? O araziler 32 kilometrelik güvenlik koridorunun ilk kaç kilometresindeydi?

İyi ki Gemlikli yazarım. Ulusal ve Evrensel bir yazar olsaydım ne olurdu bilmiyorum. Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı neden öldürüldü? Barış Terkoğlu, Nedim Şener, Soner Yalçın ve birçoğu neden hapislere tıkıldı? Ben her türlü şiddet eylemine uğramama rağmen, şükür etmeli miyim, hep kıyısından kenarından kurtardım çünkü!.,..

Bizi 40 yıldır Türk-Kürt, Türk-Kürt, Türk-Kürt diye diye ötekileştirdiler. Başka bir etnik kökeni değil, sadece bu ikisini, bu arada Irak bölündü, Suriye parçalandı, sıra kimde? Yemen de gitti, Mısır da gitti, Libya’da gitti… Saddam, Kaddafi, Mursi… Esad da duraklamaları oynuyor…

Bu kadar yeter sıkıldım. Aslında bu hafta yazmayacaktım bile. Zaten kötü bir haftaydı… Doğru düzgün habere gitmedim. Günlük gazeteler dışında sadece, Murat Bayram’ın hediyesi, Ahmet Ümit’in, “Aşkımız Eski Bir Roman” isimli kitabını okudum. Ahmet Ümit’in üç uzun polisiye öyküsünün, bir kitapta toplanmış eseriydi. Tavsiye ederim ancak ben yine de Ahmet Ümit’in, “Kukla”, “Kavim”, “Bab-ı Esrar”, “Patasana”, “İnsan Ruhunun Gizli Haritası” kitaplarını daha çok sevdim…

Ötesinde Murat Çengeltaş, Sinan Kahraman, Özer Kaya, Serhat Seferoğlu, Murat Bayram, Ömer Faruk Demir, Serkan Kaynar, Eşref Elbasanlı klasik Harbi Çay Ocağı buluşmaları ve siyaset üzerine derin manifestolu çay muhabbetleri günleri doldurdu. Joker Bar ‘da dostlarla buluştum. İki akşam rakı, bir akşam bira keyfini özlemişim, boktan bir haftanın artıları oldu…

Gemlik Son Nokta Gazetesi yazarları Osman Doğan, Abidin Uyar, Erol Erkılınç ve Burhan Özdin ile de ofis muhabbetleri güzeldi… Ve bol bol müzik dinledim…

Şekspir, “Müzik Aşkı Besteler” demiş. Mendelson, “Müzik Ruhun Gıdasıdır”… Ama en güzeli, Oscar Wilde’nin dediği, “Müzik, Hislerin Uğultusudur”… Okuyamıyorsan, müzik dinle. Yazamıyorsan yine müzik dinle… Netice de okuyor ve yazıyorsun işte…

BU AKŞAM AKLIM GELMEYECEKTİN…

Tüm ışıkları bir bir saklasan,
Bulurum seni bu gece,
Cadde cadde,
Sokak sokak,
Bu kenti yakarım bu gece,
Ölümümsün sen benim,
Ölüm gibi ömrümdesin,
Elindeyse al kendini benden,
Bu gece aklıma gelmeyecektin,
Bu gece düşlerime girmeyecektin,
Terk edilmiş yaşantımın bir durak ötesindesin,
Kopartıp al al kendini küflenmiş yüreğimden…

Bu yazıyı yazarken dinledim. Murat Kekili fena söylüyor…

Yazı bitti.

SERGÜZEŞT

Bırak anlatayım sarhoşum öyle
Sarhoşu da geçtim n’olacak böyle
Hayatlar içinden hayat seçmişim
Hiç bi şey fark etmez kendimden geçmişim

Şair giden geminin ardından bakar ya
Bakar da kendini zora sokar ya
Bazen bi itin duası tutar ya
Çok uzaklarda o gemi batar ya

Ah beni unut bitir beni gidiyorum
Ya unuttum ya vazgeçtim bilmiyorum

Yarim ateş olmuş içinden geçmişim
Kim ektiyse ekmiş ama ben biçmişim
Hiç boşalmadı ki bardak hep dolu
Her şeyin…

Bu şarkı da, Çamur Grubundan… Yazı sonrasına iyi gitti…

 

Ancak üstat unutulmamalı…

 

SEVDA KUŞUN KANADINDA…

Dağ başında
Rastladım ak sakallı birisine
Bin yıllık bir halıya bin yıldan beri
Bağdaş kurmuş bir çınar gibiydi

Sordum ona
Aşk ne ustam, hayatın sırrı ne?
Tepeden tırnağa aşığım ben
Koskoca bir hayat var önümde

Sevda kuşun kanadında
Ürkütürsen tutamazsın
Ökse ile sapanla
Vurursun da saramazsın

Hayat sırrının suyunu
Çeşmelerden bulamazsın
Ansızın bir deli çaydan
İçersin de kanamazsın

Dağ başında
Rastladım ak sakallı birisine
Bin yıllık bir halıya bin yıldan beri
Bağdaş kurmuş bir çınar gibiydi

Sordum ona
Aşk ne ustam, hayatın sırrı ne?
Tepeden tırnağa aşığım ben
Koskoca bir hayat var önümde

Sevda kuşun kanadında
Ürkütürsen tutamazsın
Ökse ile sapanla
Vurursun da saramazsın

Hayat sırrının suyunu
Çeşmelerden bulamazsın
Ansızın bir…

Finali de Cem Karaca ustadan böyle yaptım…

Anlayın işte, bu hafta pek de bir şey yazmak istemiyorum. Sayfamı ruhuma göre doldurmayı böyle seviyorum…

Osman Doğan ağabey geçen haftaki yazısında, köşesini muhteşem bir fıkra ile bağlamıştı…

Bu hafta da ben finali bir fıkra ile yapmak istiyorum.

Dede Cem’e başlamış, yavaş yavaş “Ali ya Hu”. Dozunda, kararında gidiyor. Ancak biri birden aşka gelip vecd içinde “Ali Ali” diye kendini havalara atıp çırpınmaya başlamış.

Dede de bu kadar erken vecde girmesine şaşırmış ama Cem’e devam etmiş. Bu sefer arkasında başkası adam, diğeri kendini “Ya Ali” diye havalara attıkça, “Mööö, Mööö” diye bağırmaya başlamış, Dede dayanamamış Cem’i kesip sormuş.

“Yahu bu arkadaş erken havaya girdi anladık ta sen niye “Möö”, “Möö” diyorsun?

“Ben” demiş, “Bu arkadaşa geçen hafta çaldığı ineği hatırlatıyorum”

Birileri ne derse dersin, ekran başında toplanan milyonlar o birilerine artık” Mööö” diyor.

Ve benim Müslüman kardeşlerim, ağabeylerim, dostlarım, İngiliz’i gitti ABD’si geldi hiçbir şey değişmedi. Bu güzel coğrafyamıza saldıkları köpek aynı köpek, dünya, demokrasi, teknoloji, hayat değişti, köpekler değişmedi.

Allah ordumuzu muvaffak eylesin. Kalbim ve dualarım onlarla. Bu yazıdaki şarkı sözleri de …

Önümüzdeki hafta da görüşmek ümidiyle, aşkla, tutkuyla, sağlıcakla kalın…

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
cemal kırgız

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?