Komplo teorileri…

KOMPLO TEORİLERİ…(Bir toplumu bir çok  şeyle uyutabilirsiniz) …

Yeni güne merhaba

Anahtar kavram yalanla yaşamak(1) olabilir mi?

Sevgili gençler;

Size çok zor  gelecek biliyorum, kendiniz olmak çok zor.

Kişiliğinizi,şahsiyetinizi,zorunlu olarak bir grubun,bir ideolojin içinde eritip entegral varlık olup,kendiniz korunaklı hale getireceksiniz.

Biz diye başlayacaksanız söze,bende öyleydim.

“Ben” diyebilmek risklidir.Kabul ediyorum .

Aşırı politik bir toplum da ne İsa’ya ne Musa’ya yaranırsınız .

Felsefesi  olmayan hiç bir düşünce düşünce değildir inanın …

Sorgulanmamış hayat yaşanmaya değmez (Sokrates).

Ne sanat,ne edebiyat ne şiir,ne din,ne siyaset.

Lakin buna rağmen her ideolojin felsefesi vardır kendi çapınca,çünkü bir ideolojin DAVA haline gelmesi için sürekli TİPİKLERİ anlatmak zorundadır.

Oysa hakikat A TİPİKLERDE saklıdır.

Hiç bir ideoloji A TİPİKLERİ anlatmaz.

Müntesibinden,gerçeği saklar .

Aristotales’in dediği özetle şu ;”bilmek nedenleri bilmektir” … 

Bu süreç ancak kendi iradenizle aşılır.

 

KOMPLO TEORİLERİ…

Mikhail Tsypkin  ‘Komplo teorileri yeterince kıvama geldiğinizde size annenizin ninnisinden daha tatlı gelir’ demiş ve eklemiş ‘Çünkü komplocu mantık bir süre sonra bağımlılık yaratır. Onu tükettikçe tüketmek isterseniz. Tükettikçe bir yandan size rahatlama verir çünkü hiç bir başarısızlık ve hata sizin eseriniz değildir. Diğer yandan da içten içe size yalancı bir kibir aşılar. Sizi bir bıraksalar. Aslında neler yapıp neler başaracaksınız.’(2)

Kapalı toplumlar için komplo teorileri vazgeçilmez bir ihtiyaçtır.

Çünkü sosyal süreçler bu şekliyle muhatabının zihninde daha kolay, anlaşılabilir bir hale gelmektedir.

Komplo teorilerini,servise sokan ile, bu teoriyi peşinen kabullenen arasında muhteşem bir birliktelik vardır.

Alan da  veren de  mutludur.

 

Teoriyi servise sokanın hiçbir riski yoktur.

Çünkü kendisinden ispatlanma istenilmez.

Muhatabın da zaten böyle bir talebi yoktur.

Onların alış verişi al gülüm ver gülüm şeklindedir.

İspat komplo teorisi ile hedef haline gelen için zarurettir.

 

Kuyuya atılan taşı zorunlu olarak çıkartmak zorunda olacak aktörde budur.

 

Peki ya komplo teorisi nedir?

 

Komplo teorisi; kamuoyunun duyarlı ve hassas olduğu konularda, kendisinden  g izlenildiği iddia edilen bir takım bilgi ve haberlerin ve olayların arkasında ki efsunlu, görünmez güçlerle ilişkilendirilen açıklamalar bütünüdür.

 

Komplo teorilerini üretenlerin birçok amacı olabilir. Siyaseten rakibin enterne(etkisizleştirme, devre dışı bırakma)edilişini sağlamak, toplumu bir yönde endoktrine ederek (beyin yıkama işle mi) canlı bir asabiyet üzerinden (şiddetli motivasyon) kitlelerin ayaklanmasını, sokaklara dökülmesini gerçekleştirmek…

Ekonomik ve politik kazanç sağlamak isteyen kişi ve grupların bu çabaları popüler kültür içinde daima yer bulmuş ve ciddi bir taraftar kitlesi de yanlarında olmuştur.

Değerli Akademisyen Prof Şükrü Hanioğlu;”Toplumumuzda” tüm dünyanın Türkler aleyhine komplolar hazırladığı, ülkemizde mevcut zengin petrol yataklarının ortaya çıkarılmasına yabancı güçlerin izin vermediği, Batının Türkiyeyi Sevr sınırlarına döndürme fikrinden asla vazgeçmeyeceği, topraklarımızı satın almakta olan yabancıların bizi memleketsiz bırakacağı, ülke siyaset ve iktisadının Müslüman olmuş gibi görünüp el altından ayinlerini sürdüren dini bir azınlığın elinde olduğunu savunan komplo teorilerine gösterilen ilgi şaşırtıcıdır “der ve

“Eskiçağlar dan beri heteredoks inanç sahiplerine atfedilen komploculuk eğilimi büyük toplumsal değişimler sonrası sofistikasyon kazanmıştır. Günümüzde komplo kuramları hala bu klasik şüphelileri aktör olarak kullanmakla birlikte suçlama ötesinde bir vazife ifa etmeye başlamışlardır.”Ş.H

Prof Şükrü Hanioğlu ,Antroplogların mantık öncesi inançlarla,benzerliklerine dikkat çektikleri komplo teorilerinin ,tıpkı ilkel insanların animistik inançları gibi çetrefil gelişmelere,basit kolayca anlaşılır  net açıklamalar getirirler der. İddiaların bilimsel ölçülerle ret edilmesi ve yalanlanması mümkün olmadığından kolaylıkla ortadan kalmazlar.

Özetle söylenen şudur; komplo teorileri kompleks ve karmaşık bir çok olaya, sebep sonuç ilişkilerinden bağımsız son derece basit açıklamalar getirir. Bu iddiaların çürütülmesi ve aksinin ispatı her zaman mümkün olmadığından toplum hafızasından kolay silinmez.

Yazımızı; İsmini vermeyeceğimiz siyasetçi eliyle servise sokulan iki adet komplo teorisi ile bitirelim.

( Bu olay  yakın tarihimizde yaklaşık 10 yıl kadar önce olmuş bir olaydır).

1-Şanlıurfa’da 2000 ‘ne yakın İsrailli kadın bir İtalyan hastanesinde doğum yaptığı, Şanlıurfa’yı seçmelerinin nedeninin, burada doğacak çocukların kimliklerine Şanlıurfa yazılı olması sebebiyle, bunlar büyüyüp bu arazilere dönecekleri… Efsane şehri karıştırıyor, olay büyüyor ve Valilik açıklama yapmak zorunda kalıyor, Şanlıurfa’da İtalyan hastanesi yok ve bu tip doğum raporları’ da yok. Servise süren siyasetçi gene de ısrarlı araştırın göreceksiniz diyor.

2-GAP ta yeni bir Filistin olayı yaşanabileceğini iddia eden bir siyasetçi eşi, İsraillilerin 450 bin dönüm toprak satın aldığını açıklaması üzerine, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü açıklama yapmak zorunda kalıyor, “Türkiye’de Taşınmaz mal alan İsrailli sayısı 23 kişi ve GAP ta bir tek İsrailli toprak satın almadı. Tüm alınan toprak 49 dönüm.

 

İster niyetimiz siyaseten, hasımlarımızı yok etmek için olsun, ister,         taraftarı gaza getirmek için olsun, ister sosyal süreçleri anlamadaki kapasite yetersizliğimiz olsun, her halükarda komplocunun tuzu kurudur.

HAMİŞ: http://www.gazetevatan.com/sanliurfa-israil-in-dogumhanesi-oldu–42752-yasam/
2014 tarihli vatan gazetesi

“Şanlı urfa bugünlerde ne AB’yi, ne de ünlü kaynana Semra Hanım’ı konuşuyor. Bakırcılar Çarşısı’nı gezenin de kahve önünde zar atanın da konuştuğu tek konu var ki o da İsrailli hamile kadınların gelip Urfa’da doğum yaptığı. Kulaktan kulağa yayılan fısıltıyı ortaya atan kişi ise bir siyasetçi: X Partisi Genel Başkan Yardımcısı;  Yeniçağ gazetesindeki açıklamasında şöyle diyor: “İsrail’in GAP topraklarını ele geçirmek için yürüttüğü sinsi planlar bir bir gün yüzüne çıkıyor. Yaklaşık 2 bin İsrailli kadın Şanlıurfa’daki İtalyan Hastanesi’nde doğum yapıyor. Doğum yapmak üzere olan İsrailli kadınları Şanlıurfa’da İtalyan Hastanesi’ne getiriyorlar. Çocukların kimliklerinde doğum yeri olarak da Türkiye-Şanlıurfa yazıyor. Bu çocuklar büyüyünce buraya gelip arazilerine dönecekler…”

Öyle ki bu açıklamanın yankıları TBMM’ye kadar uzanıyor. TBMM de aslı astarı var mı diye soruşturuyor. Efsane yalnızca şehri karıştırmakla kalmıyor, resmi makamları da bulandırıyor ki Valilik açıklama yapmak zorunda kalıyor.
İtalyan hastanesi yok
Şanlıurfa Valiliği öyle bir hastanenin de yabancılara verilen doğum belgesinin de olmadığını söylüyor. İşte açıklama: “Şanlıurfa’da İtalyan Hastanesi yok. Olmayan bir hastanede nasıl doğum yaptırılır. Şanlıurfa’da Türk vatandaşı olmayan şahıslara arazi satılmadığı gibi yabancılara doğum belgesi verilmedi. Bazı basın kuruluşlarında çıkan haberler gerçeği yansıtmıyor. Türk vatandaşı olmayanlara bir metrekare bile toprak satılmıyor.”

1- Prof Timur KURAN’dan  Yalan la yaşamak Tercih Çarpıtmasının Toplumsal Sonuçları. 

2-Metin Gürcan T24 Komplo teorileri ve ‘Paranoyak Yurttaş’ın yükselişi…

Komplo teorileri…” için bir yorum

  • Ekim 11, 2019 tarihinde, saat 4:22 am
    Permalink

    Usta ✏️ ne kuvvet
    Gerçi ✏️ le yazan kalmad
    Klavye ne kuvvet demek gerek

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: